Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi
Permanent URI for this community
Browse
Browsing Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 29
Results Per Page
Sort Options
- Item2 boyutlu oyun tasarımında piksel sanat kullanımı(Ulmilya Yayıncılık, 2024-10) Can, Kemal Yaşar; Ayçe, Mehmet Taragay; 21436Tarihin ilk dönemlerinden beri bir eğlence aracı olarak görülen oyun aynı zamanda bir iletişim aracıdır. Teknolojik gelişmelerle birlikte, bilgisayar teknolojisinde ve yazılımlarındaki gelişmeleri takiben insanların oyun oynama davranışlarında da farklılıklar meydana gelmiştir. Bilindiği gibi oyun; belli bir amaca yönelik olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilebilen; fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir (Tdk: 2017). Günümüzde oyunlar dijitalleşmenin etkisiyle pek çok farklı türe, içeriğe ve görünüme sahip şekilde üretilmektedir. İki boyutlu cisimler sadece eni ve boyu olan cisimlerdir. İki boyutlu oyunlar ise sprite adı verilen düz grafikler kullanır ve üç boyutlu geometriye sahip değildir. Ekrana düz görüntüler olarak çizilirler ve kameranın perspektifi yoktur. 2D oyunlarda kullanılan piksel sanat ise temelde; belirli kuralları olan ve kurallara uyulduğunda rahatlıkla bir eser çıkartılabilen bir mecradır. Piksel sanat kullanılan oyunlara bakıldığında küçük dosya boyutuna sahip olmalarının da etkisi ile; hızlı yüklenme, kodlama da kolaylık, hızlı derlenme gibi özelliklere sahip olduğu görülür. Ancak 2boyutlu oyun tasarımında pixel art çalışmalarının nasıl hazırlandığı, bunların prensiplerinin, yöntemlerinin ve kullanılan uygulamaların neler olduğu konusunda yeterli kaynağın olmaması bu alanda gerçekleştirilebilecek oyun tasarımlarının da ve literatüründe eksik kalmasına neden olmaktadır. Bu sorundan hareketle bu çalışmada; pixel art kullanan 2 boyutlu oyunları kullanmak isteyen kimselere pixel art yapımı hakkında bir yol haritası oluşturulması amacıyla derleme bir bilgi içeriği ortaya çıkarmak hedeflenmektedir. Bu bağlamda yukarıda bahsedilen ihtiyaçlara yönelik olarak pixel art kullanan 2 boyutlu oyunlarda başta karakter, arkaplan, mekan ve oyunlardaki diğer nesnelerin oluşturulmasında izlenecek yol ortaya çıkartılacaktır. Çalışmanın hem bu alanda yapılacak çalışmalara, hem de literatüre önemli katkılar sağlayacağı öngörülmektedir.
- Item20. ve 21. Yüzyıl Kaligrafisinde Teknolojik ve Estetik Dönüşüm: Gill, Zapf ve Jackson'ın Disiplinlerarası Karşılaştırması(Motif Halk Oyunları Eğitim ve Öğretim Vakfı, 2025-12) Kipdemir, Serdar; 341649Bu çalışma, 20. ve 21. yüzyıl kaligrafi pratiğinde biçim-içerik diyalektiğini yeniden tanımlayan Eric Gill, Hermann Zapf ve Donald Jackson'ın estetik paradigmalarını, disiplinlerarası bir perspektifle karşılaştırmalı olarak çözümlemektedir. Gill'in tipografik hümanizmi, Zapf'ın teknolojik ilerlemeyle uzlaşan formel poetikası ve Jackson'ın kutsal metinlerin çağdaş yorumuna dayalı deneysel manifestosu, nitel araştırma yöntemi ve biçimsel-bağlamsal çözümleme teknikleriyle irdelenmiştir. Araştırma, kaligrafinin geleneksel 'güzel yazı' sınırlarını aşarak kolektif belleğin görsel epistemolojisi ve estetik ontolojinin performatif bir aktarım aracı haline geldiğini ortaya koymaktadır. Gill-Zapf-Jackson triadının paradigmatik müdahaleleri, kaligrafinin biçimsel determinizmden sıyrılarak kültürel hafızanın performatif yeniden inşasına dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır. Çalışmanın son bölümünde, bu evrensel ilkelerin Türkiye'de Latin harfli kaligrafi ve tipografi eğitiminin gelişim sürecine metodolojik katkıları ele alınmıştır. Özellikle 1928 sonrası dönemde, Batı kaligrafi teknikleri ile yerel tasarım ihtiyaçlarının sentezi, dijital dönüşüm ve kültürel sürdürülebilirlik bağlamında ele alınmış; çağdaş uygulamalar UNESCO'nun 'yaşayan miras' kriterleri ışığında değerlendirilmiştir.
- Item2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi dış mekân reklamı ve kampanya çalışmalarının grafik tasarım açısından genel bir değerlendirilmesi(Bursa Uludağ Üniversitesi, 2024-11) Yılmaz, İbrahim; Ayçe, Mehmet Taragay; 21436Siyasi reklam; siyasi parti adaylarının tanıtılması ile adayın siyasi kimliği hususunda seçmeni ikna etme ve tanıtım araçlarının etkili bir şekilde kullanılması aracılığıyla yapılan bir iletişim yöntemidir. Bu süreç adayların mesajlarını doğrudan seçmene iletmelerine ve siyasi tartışmaları etkilemelerine olanak tanıyan bir tür kampanya biçiminden oluşur. Seçimi kazanmak, en iyi aday olmak veya en iyi fikirlere sahip olmaktan çok daha fazlasını içerir. Adaylar, çeşitli medya türlerinde reklam yayınlayarak isim bilinirliği oluşturabilir, önemli konuları vurgulayabilir ve rakiplerinin eksikliklerini topluma yansıtabilirler. Günümüzde seçim reklamları ve kampanya harcamaları daha çok çevrimiçi platformlara yönelmiş olsa da siyasette hâlâ dış mekân reklam çalışmalarına marka bilinirliği ve görünürlüğü açısından büyük ölçüde devam edilmektedir. Dış mekân reklamcılığı diğer reklam biçimlerinden daha fazla kişiye hitap eder ve insanların zihninde diğer tüm medya araçlarından daha çok önem verilmektedir. Dünya reklam tasarımcıları arasında gerilla reklamcılık olarak da bilinen dış mekân reklamcılığı, insanların aniden karşılarına çıkması ve kitleleri harekete geçirmesinde etkili olmasıyla da grafik tasarım ve reklamcılık alanındaki yerini almıştır. Bu araştırmanın amacı 2023 seçimlerindeki reklam afişlerinin tasarım açısından gelişim ve değişimlerini incelemektir. Bu seçim gerek toplumsal gerek siyasal olarak Türkiye’de bulunan siyasi görüşler açısından iki farklı gurubu temsil etmiştir. Her ne kadar Türk toplumu arasında olsa da seçimlerde kullanılan argümanlar seçimlerin tanıtım çalışmalarında büyük farklı söylemlerin de ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu araştırma seçilen siyasi kampanya afişlerinde yer alan görsellerin tipografik ve grafiksel bakımdan özelliklerinin belirlemesi ve incelemesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, siyasi kampanya afişlerinin siyasi adayların oy toplamak için kullandıkları temel görsel iletişim araçları olarak nasıl işlev gördüğü incelenmiştir. Grafiksel olarak siyasi kampanya afişlerinde, anlam ifade eden çeşitli renkler, resimler yanında, illüstrasyonlar da kullanılmıştır. Çeşitli siyasi partilerin farklı politik yaklaşımları olmasına rağmen bu seçimde siyasi görüşlerin belirgin söylemleri afiş tasarımlarını da önemli ölçüde etkilemiştir.
- ItemAmbalaj tasarımında hedonizm etkisi(İksad, 2024-10) Güler, Gizem; 350727Günümüz modern yaşamının kişi üzerinde yarattığı duygu dalgalanmaları, artan kişilik rolleri ve sorumluluklarına toplum tarafından onaylanma (ötekileştirilmeme) ve günlük stresten uzaklaşarak zihinsel bir rahatlamaya ulaşma da eklenince toplumun tüketim alışkanlıkları değişmiştir. Süreç içinde tüketim toplumunun yarattığı insan prototipi toplum tarafından kabul görme amaçlı markalara ve ürünlere karşı bağlılık geliştirmiştir. Bu esnada kişilere itibar kazandırma rolü üstlenen markalar ise tüketici üzerinde kısa süreli hazlar yaratarak tüketime bağımlı bir kitle yaratmak ve bir sonraki satın alma davranışını tetiklemek için çalışmaktadır. Bu çalışmalara örnek olarak verilebilecek ambalaj tasarımları içinde kişiselleştirilmiş ambalaj tasarımlarını ele almak mümkündür. Markalar ambalaj tasarımlarıyla ürünü korumak, saklamak, taşınabilir ve sergilenebilir kılmak gibi temel amaçların dışında rakip markaların önüne geçerek görünürlük kazanmayı ve kitlenin satın alma davranışını gerçekleştirmesini planlamaktadır. Bunun için hedef kitleye hedonist bir bakış acısı ile kişiselleştirilmiş, özel bir deneyim sunmak pek çok marka tarafından denenmiştir. Bu kişiselleştirme ile kitle-marka ilişkisinde ürüne olan ilgi ve bağlılık güçlenir. Bu çalışma kapsamında örneklem olarak Coca-Cola markası ele alınmıştır. Markanın 1 litrelik plastik ambalajları ve kutu ambalajlarının üzerinde hayata geçirdiği isim kampanyası ile hedonistik bir satın alma davranışı planlanmıştır. Bu araştırma kapsamında kişiselleştirilmiş ambalaj tasarımları ile kitlenin hazza erişmek için gösterdiği çaba ve kendini özel, biricik hissetme sonucunda artan satın alma davranışları gözlemlenmiştir.
- ItemBallardian discourse of (eco)apocalypse: nearing the end of crystallising world(Kriter Yayınevi, 2024) Özçelik, Kaya; 351393; Ülker Erkan, AyçaAs a prominent novelist and one of the most acclaimed representatives of the twentieth century, J. G. Ballard portrays in his novel the psychology of humankind trapped in the grip of apocalypse in modern times with his surrealist style and analysis of ‘inner space’ and ‘outer space’. Labelled as a (post) apocalyptic speculative science fiction writer, Ballard brings his reader closer to his revelation of the apocalypse stemming from climatic, uncanny cataclysms and the detrimental effects of incontrollable technological and scientific developments. The Crystal World focuses on the strange experiences of Dr. Sanders in a quasi-modern Cameroon, where he goes to treat people in the grip of leprosy. To the surprise of both Dr. Sanders and the reader, the forest in this area starts to crystallise gradually and spread to other parts of the world. Based on this symbolism, Ballard reveals in his novel the multi-layered discourse of imminent and immanent apocalypse that he thinks humanity will face humanity soon.
- ItemBarış ve savaş üzerine odak grup tartışmalarına katılımın kadın üniversite öğrencilerinin değer yönelimleri ve sosyal temsilleri üzerindeki etkisinin incelenmesi(Türk Psikologlar Derneği İktisadi İşletmesi, 2022-10) Özkan Demir, Kübra; Kuşdil, M. Ersin; 372021Giriş ve Amaç: Pozitif barış, savaşın ve sıcak çatışmaların yokluğundan öte toplumun çatışma olasılıklarının ortadan kaldırıldığı ve temelinde sosyal adalet, eşitlik, insan hakları, yardımlaşma, hoşgörü, karşılıklı anlayış gibi unsurların yer aldığı olumlu yaşam koşullarına ve insani ilişkilere dayanan bir kavramdır. Bu çalışmada barış ve savaş üzerine yürütülen odak grup tartışmalarına katılımın bu kavramlarla ilişkili olan bireysel değerlerin ve sosyal temsillerin üzerinde pozitif barış lehine etkisi olup olmadığının incelenmesi hedeflenmiştir. Yöntem: Kadın üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen mevcut çalışmada araştırma ve kıyaslama olmak üzere iki grup bulunmaktadır. Araştırma grubu Uludağ Üniversitesi’nde eğitim almakta olan öğrencilerden oluşmaktadır ve bu grup ile haftada bir saat olmak üzere toplam beş hafta boyunca barış ve savaş kavramlarının tartışıldığı odak grup görüşmeleri yürütülmüştür. Türkiye'deki çeşitli üniversitelerin öğrencilerinden oluşan kıyaslama grubu katılımcılarına ise çevrimiçi yollarla ulaşılmış olup bu grup odak grup görüşmelerine dahil edilmemiştir. Değerlerin ve temsillerin değişimini incelemek amacıyla tüm katılımcılardan çalışmanın başlangıcında (Z1), başlangıçtan beş hafta sonra (Z2) ve beş ay sonra (Z3) değer yönelimleri ve barış/savaş temsil içeriklerine ilişkin ölçüm alınmıştır. Bulgular: Tekrarlı ölçümlerde varyans analizi sonuçları Z1-Z2 arasında barış ve savaş üzerine odak grup tartışmalarına katılımın özellikle özgenişletim ve özaşkınlık değer puanları açısından gruplararasında önemli bir fark yarattığını göstermektedir. Buna göre araştırma grubunun özgenişletim puanları düşerken, özaşkınlık puanları yükselmektedir. Kıyaslama grubu için ise tam tersi bir durum gözlenmektedir. Sosyal temsillerin analizinde kullanılan prototipik ve ki-kare analizleri sonucunda, Z1-Z2 arasında barış temsili içeriğin çekirdeğinde yer alan pozitif barış ile ilişkili unsurların sıklıklarının sadece araştırma grubunda anlamlı olarak daha yüksek olduğunu göstermektedir. Odak grup görüşmeleri sonlandıktan yaklaşık 4 ay sonra elde edilen bulgular (Z3), değer yönelimleri üzerinde grup-zaman etkileşimlerinin artık gözlenmediğini ancak araştırma grubunun barış/savaş temsili içeriğine pozitif barış ile ilişkili unsurların yerleşmiş olduğunu göstermektedir. Tartışma ve Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar karşılıklı iletişim ve müzakere aracılığıyla pozitif barış fikrinin geliştirilebileceğini, barış ve savaş ile ilişkili kişisel değerlerimizin ve zihnimizdeki temsillerinin değişebileceğini göstermektedir.
- ItemÇalışanların girişimci davranışlarının işletmelerin sürdürülebilir ihracat performansı üzerindeki etkisinde sosyal medyanın rolü(İstanbul Beykent Üniversitesi, 2024-05) Yılmaz, Çiğdem; Boz, Dursun; 331826; Kılıç, Hilal; Sırmalı Kayacan, Emine; Çakır, Ezgiİhracat; dış pazarlara açılmanın kolay, hızlı ve riski az yöntemlerden birisidir. Bir ülkenin sınırları içerisinde ürettiği ürünleri, belirlenmiş ihracat ve gümrük kuralları altında diğer ülkelere satışını olarak tanımlanmaktadır. İhracat yönteminin kullanılmasıyla uluslararası pazara girmek, riskleri ve şirket kaynaklarının kullanımını en aza indirmek anlamına gelmektedir. Rekabetin yoğun olduğu uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren şirketlerin, etkin olabilmek ve piyasada kalıcı olabilmek adına başarılı olabilecekleri alanları dikkatli bir şekilde tanımlaması ve uygulaması gereklidir. Şirketlerin ihracat başarısı sadece kendisini etkilememekte, aynı zamanda faaliyet gösterdiği ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçi yapısını da önemli ölçüde etkilemektedir. Bu yapı sayesinde ihracat faaliyetleri şirketlerin ticarî, uluslararası bilgilerini artırmalarına yardımcı olmaktadır. Dış pazarlara satış yapmak, şirketlerin farklı ülke pazarlarıyla tanışmasına olanak tanımaktadır. İhracat şirketlerin büyümesini destekleyen ve uzun ömürlülüklerini sağlayan ve sürdürülebilirliklerine katkı sağlayan bir olgudur. Bu nedenle araştırmacıların oldukça ilgisini çekmektedir ve ihracat performansı kavramı birçok araştırmacı tarafından araştırılan bir konu olmayı sürdürmektedir.
- ItemÇalışanların Girişimci ve Yenilikçi Davranışlarının İşletmelerin Sürdürülebilir İhracat Performansına Etkisi(Melih Topaloğlu, 2025-07) Yılmaz, Çiğdem; Boz, Dursun; 331826Amaç – Bu araştırmanın amacı çalışanların girişimci ve yenilikçi davranışlarının işletmelerin sürdürülebilir ihracat performansına etkisinin belirlenebilmesidir. Yöntem – Araştırma için İstanbul ili Avcılar ilçesindeki ihracat yapan işletmelerin çalışanları ile gönüllülük esasıyla kolayda örnekleme kullanılarak 401 çalışana anket ile ulaşılmıştır. Veri setinin analizinde normal dağılım testi, örneklem yeterlilik testi, fark testi, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular – Regresyon analizi sonucu çalışanların girişimci davranışlarının işletmelerin ihracat performansının üzerinde (F=7,790; p<0,05; β=0,110) sonucuyla, yenilikçi davranışlarının işletmelerin ihracat performansının üzerine (F=22,483; p<0,05; β=0,188) etkisi olduğu saptanmıştır. İhracat yapan işletme çalışanlarının girişimci ve yenilikçi davranışlarının ortaya çıkarılmasının ihracat performansındaki önemli unsurlardan birisi olduğu değerlendirilebilir. Tartışma- Girişimci ve yenilikçi davranışların işletmelerin ihracat performansına etkisini araştıran ilk araştırmalardan birisi olması araştırmanın özgünlüğünü göstermektedir. Çalışanların girişimci ve yenilikçi davranışlarının ihracat performansı üzerindeki etkisi konusundaki araştırmanın literatüre katkı sağlamasının yanında gelecek dönemlerde diğer örgütsel davranış konularında da araştırma yapılabilmesi de mümkündür.
- ItemÇalışanların yenilikçi davranışlarının işletmelerin sürdürülebilir ihracat performansı üzerindeki etkisinde sosyal medyanın rolü(İstanbul Beykent Üniversitesi, 2024-05) Yılmaz, Çiğdem; Boz, Dursun; 331826; Kılıç, Hilal; Sırmalı Kayacan, Emine; Çakır, EzgiYenilik; yeni bir ürün, hizmet veya sürecin bir işletmenin uygulamalarında kullanılmasıdır. İş süreçlerini iyileştirmek ve faaliyet gösterdiği alanda rekabet avantajı yaratmak amacıyla yeni fikirlerin üretilmesi ve böylece işletmenin daha iyi performans göstermesi olarak da tanımlanmaktadır. Bir diğer tanımında yenilik; özgün fikirlerin, süreçlerin, ürünlerin ve hizmetlerin yaratılması ve uygulanması için tasarlanmış davranışların benimsenme süreci olduğu ifade edilmektedir. Yenilikçi davranış ise; yenilikçiliğin itici güçlerinin, sorumluluklarının ve yükümlülüklerinin tam olarak anlaşılmasından kaynaklanan bir durum olarak ifade edilmektedir.
- ItemCovid-19 pandemisinin Türkiye bankacılık sektöründeki sistemik risk üzerine etkileri: MES analizi ile karşılaştırmalı bir inceleme(Muhasebe ve Finansman Öğretim Üyeleri Bilim ve Araştırma Derneği, 2025-01) Şengül, Serkan; 355807Bu çalışma, Türkiye’deki bankacılık sektörünün COVID-19 pandemisi öncesi ve sonrası dönemdeki sistemik risk seviyelerini analiz etmektedir. 2016-2023 yılları arasında Borsa İstanbul'a kote altı bankanın (Akbank, İş Bankası, Garanti BBVA, Yapı Kredi, Halkbank ve Vakıfbank) Marjinal Beklenen Açık (Marginal Expected Shortfall-MES), koşullu korelasyon ve koşullu volatilite gibi finansal risk göstergelerine dayanan analiz, pandeminin sektörde kırılganlıkları artırdığını ortaya koymaktadır. Sonuçlar, pandemi süresince uygulanan genişletici politikaların bankaların kısa vadeli likidite ihtiyaçlarını karşılamasına rağmen uzun vadede sistemik riski yükselttiğini göstermektedir. Ayrıca, pandemi sonrası dönemde Türkiye'deki ani politika değişiklikleri ve merkez bankası bağımsızlığına dair belirsizliklerin finansal istikrarı zayıflattığı gözlemlenmiştir. Çalışma, Türkiye’de finansal düzenlemelerin kriz dönemlerinde daha dayanıklı bir bankacılık yapısının geliştirilmesi için stratejik önemini vurgulamaktadır.
- ItemEdward Johnston'un Yazı Stilleri ve 1928 Sonrası Türk Tipografisindeki Yansımaları(Marmara Üniversitesi, 2025-06) Kipdemir, Serdar; 341649Bu çalışma, Edward Johnston’un (1872–1944) Latin alfabesinin modernleşmesindeki rolünü ve bu etkinin Türkiye’nin 1928 Harf Devrimi’ndeki tipografik yansımalarını incelemektedir. Çalışmada, Harf Devrimi’nin görsel inşa sürecindeki dolaylı etkileri, dokümanlar odağında karşılaştırmalı olarak analiz edilmektedir. Johnston’un geleneksel kaligrafiyi endüstriyel ihtiyaçlarla buluşturan yaklaşımı; sadelik, okunabilirlik ve işlevselliği vurgulayarak Batı’da bir devrim yaratmıştır. 1916’da tasarladığı London Underground yazı tipi, sans-serif karakterlerin kamusal alanda yaygınlaşmasını sağlamış; modern tipografinin evrensel ilkelerini şekillendirmiştir. Johnston’un çizgisel sadeliği, Cumhuriyet’in kültürel modernleşme hedefleriyle uyumlu bir tipografik kimlik yaratmada etkin rol oynamıştır.
- ItemEmeklilik Ödemeleri Tasarrufları Azaltıyor Mu? Türkiye Ekonomisi Üzerine Ampirik Bir Analiz(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2026-01) Şengül, Serkan; Köprücü, Yılmaz; 355807Bu çalışma, 1980–2019 döneminde Türkiye ekonomisinde kamu emeklilik harcamalarının ulusal tasarruflar üzerindeki kısa ve uzun dönemli etkilerini, emeklilik sisteminin tasarruf teşvikleri üzerindeki rolünü merkeze alarak ampirik olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yaklaşımı kullanılarak, ulusal tasarrufların temel makroekonomik belirleyicileri olarak emeklilik harcamaları, hanehalkı nihai tüketim harcamaları ve kişi başına GSYH büyüme oranı arasındaki dinamik ilişkiler analiz edilmiştir. ARDL sınır testi sonuçları, değişkenler arasında uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymaktadır. Uzun dönem tahmin bulguları, emeklilik harcamaları ile tüketim harcamalarının ulusal tasarruflar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etki yarattığını, buna karşılık ekonomik büyümenin tasarruf davranışını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, kamu emeklilik ödemelerinin bireylerin ihtiyati ve emeklilik amaçlı özel tasarruf gereksinimini zayıflattığını ve bu yolla tasarruflar üzerinde belirgin bir dışlama etkisi oluşturduğunu ortaya koyarak, Keynesyen tüketim fonksiyonu ile Yaşam Döngüsü Hipotezi’nin teorik öngörüleriyle uyumludur. Kısa dönem analizleri, istatistiksel olarak anlamlı hata düzeltme terimi aracılığıyla uzun dönem dengesinin korunduğunu ve tüketim harcamalarının tasarruflar üzerindeki olumsuz etkisinin kısa vadede de sürdüğünü teyit etmektedir. Bu bulgular, Türkiye’de emeklilik sistemine yönelik politika tasarımının, kamu emeklilik ödemeleri ile özel emeklilik tasarruflarını eşgüdümlü biçimde ele alan, otomatik katılımı güçlendiren ve katkı–ödül bağlantısını kuvvetlendiren mekanizmalarla desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir.
- ItemGeleneksel Latin kaligrafi ve tipografi sanatının yapay zekâ çağındaki dönüşümü Estetik, uygulama ve gelecek perspektifleri(Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, 2025-12) Kipdemir, Serdar; 341649Öz: Bu çalışma, yapay zekâ teknolojilerinin geleneksel Latin kaligrafi ve tipografi disiplinleri üzerindeki üç boyutlu etkisini (estetik, metodolojik ve gelecek perspektifleri) sistematik olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Yapay zekâ destekli dijital tipografi ve Latin kaligrafisi arasındaki hibrit yaratıcılık süreçlerini, algoritmik estetik perspektifiyle analiz eden bu araştırma, nitel yöntemle yürütülmüştür. Çalışmada, 15. yüzyıldan günümüze uzanan tarihsel örnekler ile yapay zekâ destekli tasarım araçları (Calligrapher AI, Fontjoy, Adobe Firefly) tarafından üretilen 150+ dijital eser, karşılaştırmalı içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma bulguları üç temel sonucu ortaya koymaktadır: Birincisi, algoritmik tasarımın hız ve çeşitlilik avantajlarına rağmen, insan elinin yaratıcı dokunuşunu yansıtmada sınırlı kaldığı; özellikle harf anatomisi ve kompozisyonel dengede estetik kayıplar gözlendiği tespit edilmiştir (Elgammal et al., 2017). İkincisi, yapay zekâ destekli üretim süreçlerinin, geleneksel tekniklerin demokratikleşmesini sağlarken, kültürel bağlam aktarımında yetersiz kaldığı gözlemlenmiştir (Davis et al., 2021). Üçüncüsü, metaverse ve NFT uygulamalarında kaligrafinin yeni bir dijital değer kazanmasına rağmen, orijinallik ve etik sorunların belirginleştiği ortaya çıkmıştır (Lupton, 2022). Çalışma, teknoloji ve geleneğin sinerjik bütünleşmesi için kritik bir kuramsal çerçeve önermektedir: İnsan-yapay zekâ işbirliğine dayalı "hibrit yaratıcılık" modeli. Bu model, estetik değerlerin korunması ile teknolojik yeniliğin entegrasyonunu dengelemeyi hedeflemektedir.
- ItemGüneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Ekonomilerinde Finansal Gelişme ve Doğrudan Yabancı Yatırımların Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi(Muhasebe ve Finansman Öğretim Üyeleri Bilim ve Araştırma Derneği, 2025-04) Canbay, Şerif; 278780Bu çalışma, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin Kurucu Beşlisi’ni oluşturan Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland’da doğrudan yabancı yatırımlar ve finansal gelişmişliğin ekonomik büyüme üzerindeki nedensel ilişkisini incelemektedir. 1980-2021 dönemi için panel bootstrap nedensellik testi kullanılarak yapılan analiz, doğrudan yabancı yatırımlar ve finansal gelişmişlik değişkenlerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin ülkeden ülkeye değiştiğini göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre, Endonezya’da doğrudan yabancı yatırımlar büyümeyi pozitif yönde etkilerken, finansal gelişmişlik ekonomik büyüme üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Malezya’da benzer şekilde doğrudan yabancı yatırımlar büyümeyi teşvik ederken, finansal gelişmişliğin büyüme üzerindeki etkisi negatif yönlüdür. Filipinler’de finansal gelişmişlik büyümeyi desteklerken, doğrudan yabancı yatırımların büyümeye olumsuz etkisi gözlemlenmiştir. Singapur ve Tayland’da hem doğrudan yabancı yatırımlar hem de finansal gelişmişlik büyüme üzerinde olumsuz etkiye sahiptir.
- ItemGıda Güvenliğinin Ekonomik ve Çevresel Belirleyicileri: BRICS-T Ülkeleri İçin Bir Analiz(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2025-07) Şengül, Serkan; Köprücü, Yılmaz; 355807Bu çalışma, BRICS-T ülkelerinde gıda güvenliğini etkileyen ekonomik ve çevresel faktörlerin uzun dönemli etkilerini analiz etmektedir. Çalışmada, gıda güvenliği endeksi, karbon emisyonları, kişi başına düşen gelir, nüfus artış oranı, ve enflasyon değişkenleri incelenmiştir. Panel eşbütünleşme testi ve FMOLS yöntemleri kullanılarak, karbon emisyonlarının gıda güvenliği üzerinde pozitif bir etkisi olduğu, ancak bu etkinin çevresel sürdürülebilirlik açısından risk oluşturabileceği tespit edilmiştir. Bulgular, sürdürülebilir tarım teknolojilerine yatırım yapılması, doğal kaynakların korunması ve uluslararası işbirliklerinin artırılması gerektiğine işaret etmektedir. Çalışma, BRICS-T ülkelerinin farklı ekonomik ve çevresel koşulları ışığında literatüre yeni bir bakış açısı sunmaktadır.
- ItemHavayolu yolcularının beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin SERVQUAL ile ölçülmesi: Türkiye-Rusya karşılaştırması(Kilis 7 Aralık Üniversitesi, 2024-07) Faizov, Firdavs; Boz, Dursun; 331826Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye (İstanbul Ground Airport- İGA) ve Rusya’da (Şeremetyevo Havaalanı- Moskova) havayolu yolcularının beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin SERVQUAL ile ölçümlenerek hizmet kalitesinin belirlenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Tasarım/Yöntem: Bu çalışmada tesadüfi olmayan yöntemlerden kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 412 havayolu hizmeti alan yolcu ile anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23.0 programıyla analiz edilmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgularla Türk havayolu yolcularının Beklenen Kalite aritmetik ortalaması (x̄=3.92) iken Algılanan Kalite ortalamasının (x̄=3.81) olduğu ve yolcuların havayolu ürün hizmeti algılamalarının düşük kalitede (x̄=-0.10) olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgularla Rus havayolu yolcularının ise Beklenen Kalite aritmetik ortalaması (x̄=4.31) iken Algılanan Kalite ortalamasının (x̄=3.98) olduğu ve yolcuların havayolu ürün hizmeti algılamalarının düşük kalitede (x̄=-0.32) olduğu saptanmıştır. Sınırlılıklar: Çalışma örneklemini İstanbul ve Moskova’da 412 yolcuyla yapılması, yolcuların anket ifadelerinin uzun ve sıkıcı bulmaları ile bulundukları havaalanının zaman baskısından kaynaklı olumsuzluklar çalışmanın kısıtlarındandır. Özgünlük/Değer: İlgili alanyazında havacılık sektöründe havayolu ürünü alan yolcuların beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin Türkiye ve Rusya karşılaştırmasının ilk kez yapılıyor olması araştırmanın özgün değeri olarak değerlendirilebilir.
- ItemJet-lag ile demografik değişkenlerin ilişkisi(Kriter Yayınevi, 2024) Boz, Dursun; Kaya, Ömer; Karayaman, Saffet; 331826; Deniz, AhmetJet-lag sendromu birkaç zaman diliminin kısa sürede değiştirilmesinden dolayı meydana gelen sirkadiyen ritim bozukluğunu ifade etmektedir. Genellikle uçakla yapılan seyahatler sebebiyle yaşanan hızlı zaman dilimleri değişikliğinde jet-lag kavramı kullanılmaktadır. Birkaç asır öncesi günler hatta haftalar süren mesafeleri kat etmek günümüz dünyasında uçakla birkaç saate düşmüştür. Kısa süre içerisinde yüzlerce kilometrelik yolculuk yapabilmek oldukça kolaylaşmıştır ancak bu yolculuklardaki zaman dilimlerinin hızla geçişleri değişik sorunlara yol açabilmektedir. Tam da bu noktada jet-lag kavramı bu sorunların tanımlanmasında kullanılmaktadır. Sirkadiyen ritmi insan vücudunu dünyanın güneş çevresindeki 24 saatlik hareketine senkronize etmektir. Bu senkronizasyon aydınlık-karanlık döngüsü ve insan vücudun melatonin seviyesinden etkilenmektedir. Sirkadiyen ritmini düzenleyen tüm süreçlere "biyolojik saat" denilmektedir. Jet-lag sendromu geçiren kişilerde uykuya dalmakta zorlanma, sabah kalkmakta zorlanma, gün içinde yorgunluk hissetme, dikkat ve hafıza sorunları, iştah kaybı, bulantı, kabızlık, ishal gibi çeşitli sorunları görülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı demografik değişkenler ile havacılık sektörü çalışanlarının jet-lag algıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığının saptanmasıdır. 593 kişinin katılımıyla geliştirilen jet-lag ölçeği verileri kullanılarak t testi ve ANOVA testi yapılmıştır. Havacılık sektörü çalışanlarının (pilot, hostes, kabin amiri-memuru, uçuş mürettebatı ve yolcu) jet-lag algılarıyla cinsiyet (p= 0.008), statü (p=0.000), gelir (p=0.043) arasında anlamlı bir farklılık (p<0.05) belirlenmiştir.
- ItemJet-lag ölçeği(Kriter Yayınevi, 2024) Deniz, Ahmet; Boz, Dursun; Kaya, Ömer; Gül, Bilge Bahadır; Okumuş, Ahmet; Karayaman, Saffet; 331826; Deniz, AhmetHavacılık sektöründe jet-lag, genellikle uzun süren uçuşların neticesinde meydana gelen, vücudun biyolojik saatiyle varılan yerin yerel saatinin farklılığından dolayı yaşanılan bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Farklı zaman dilimlerinde yapılan seyahatlerden meydana gelen bu rahatsızlık; uykusuzluk, dikkatsizlik, aşırı yorgunluk ve sindirim sisteminde bazı problemlere sebep olabilmektedir. Jet-lag’ın yaygın bilinen etkisinden biriside uyku bozukluğudur. Jet-lag, insan vücudunun değişen saat dilimlerinden etkilenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Yapılan bazı araştırmalar göstermiştir ki jetlag, gündüz uçuşlarında batıdan doğuya doğru gidildikçe daha çok yaşanmaktadır. Bu durumlarda sirkadiyen ritim veya biyolojik saat olarak bilinen vücudun tekrarlayan ritmi, uyku düzenini etkileyerek insanın bilişsel ve psikomotor yetenekleri de etkilemektedir. Bunlara ilave olarak çalışan motivasyonunda azalma, konsantrasyon zayıflığı ve bilgiyi anlama ve işlemedeki sorunlara da sayılabilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı alanyazında eksikliği hissedilen jet-lag konusunda bir ölçek geliştirmektir. Bu amaçla 593 kişiyle (pilot, hostes, uçuş mürettebatı ve yolcu) geliştirilen Jet-lag Ölçeği 2 faktör (psikolojik ve fizyolojik) ve 13 ifadeden oluşmaktadır. Geliştirilen jet-lag ölçeğinin Cronbach’s Alpha değeri 0.900 iken KMO 0.890 değeriyle toplam varyansın %62,97’sini açıkladığı tespit edilmiştir.
- ItemKalabalık Yalnızlık Ölçeği(İKSAD, 2025-02) Karayaman, Saffet; Boz, Dursun; Şener, Murat; Güler, Kahraman; 331826; 374719; 307837; Toper Kaygın, Azize; Ulutaşdemir, Nurgül; Çiftçi, HasanTürk Dil Kurumu, yaklaşık 1 milyon kişinin katılım sağladığı oylamanın sonunda "2024 Yılı Kelimesi/Kavramı" olarak "kalabalık yalnızlık" terimini seçtiğini duyurmuştur. Değerlendirme Kurulu, bu kavramın seçilmesine dair gerekçesini şöyle belirtmiştir. 2024 yılında, insanların kalabalıklar içinde yalnızlık hissettiklerine dair yapılan araştırmaların sayısının arttığı gözlemlenmektedir. Birbirinin zıttı gibi görünen; "yalnızlık"ı çağrıştıran teklik ile çokluğu simgeleyen "kalabalık" kavramı, aynı anda var olabilmektedir. Psikolojik, sosyolojik ve iletişimsel gerekçeler ile açıklanan bu olgu, bireylerin günlük yaşamlarında ve kurdukları ilişkilerde kendini açıkça göstermektedir. Dijitalleşen dünyada, medenileşme amacıyla kurduğu şehirlerde kalabalıklaştıkça, aslında insan yalnızlaşmıştır. Sonuçta, iki kelam edecek bir dost arayışına düşmüştür. Kendi yarattığı çarkın içinde yalnızlaşan insanın en büyük sorunu yine kalabalıklar içinde yalnızlıktır.
- ItemKalabalık Yalnızlık Ölçeği ve Saha Araştırması(Ankara Science University, 2025-09) Karayaman, Saffet; Boz, Dursun; Şener, Murat; Güler, Kahraman; 331826İnternetin gelişimi, toplumsal dönüşüm sürecini iki yönlü bir anlayışla (olumlu ve olumsuz olarak) ele almayı gerektirmektedir. İnsanların bilgiye daha kolay erişim sağlaması, çevrelerinden haberdar olmaları, sohbet edebilmeleri, tanıdık veya tanımadıkları kişilerle iletişim kurabilmeleri, eğlenmeleri ve boş zamanlarını değerlendirmeleri gibi pek çok faydalı yönü bulunmaktadır. Ancak bunların yanı sıra, internetin getirdiği yabancılaşma, yalnızlaşma, bireylerin atomize olması, sanal bir gerçeklik oluşturma, bağımlılık yapma, ilişkilerin samimiyetini yitirmesi, başkalarının hayatına müdahale ve dezenformasyon gibi olumsuz özellikleri de göz ardı edilmemelidir. Bu durum dijital dünyanın sunduğu yüzeysel ve geçici ilişkiler, kalabalık yalnızlık duygusunu derinleştiren bir etken haline getirmiştir. Bu bağlamda çalışma, kalabalık yalnızlık ölçeğini geliştirerek, yaşam doyumu üzerindeki etkisinin belirlenebilmesi amacıyla 514 kişiyle ilişkisel tarama modeli kullanılarak gönüllülük esasıyla kolayda örneklemeyle anket ile yapılmıştır. Korelasyon analiziyle, kalabalık yalnızlık ve yaşam doyumu arasında r= -550 kuvvetinde ve (p<0,05 anlamlılık düzeyinde) negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Regresyon analiz sonucunda, kalabalık yalnızlığın yaşam doyumu üzerinde (F=222,467; β=-0,551; p<0,05) negatif yönlü etkisi belirlenmiştir. Ayrıca yapılan fark ve çoklu karşılaştırma testleri sonucunda kalabalık yalnızlık ve yaşam doyumu ile demografik değişkenler arasında anlamlı farklılıklar belirlenmiştir.











