Hemşirelik Bölümü Koleksiyonu

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 5 of 19
  • Item
    Uluslararası üniversite öğrencilerinin mutluluğuna ilişkin nitel bir araştırma: kültürlerarası bir yaklaşım
    (Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, 2025-12) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023
    Giriş ve Amaç: Günümüzde yükseköğretimde uluslararası öğrenci sayısında önemli bir artış yaşanmakta, bu durum öğrencilerin farklı kültürel ortamlarda karşılaştıkları uyum problemlerini daha belirgin hale getirmektedir. Kültürel uyum sürecinde yaşanan güçlükler, öğrencilerin psikososyal iyi oluşlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Mutluluk, ruh sağlığının önemli bir göstergesi olmakla birlikte, kişiden kişiye değişen ve bireysel deneyimlere dayalı bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı, uluslararası üniversite öğrencilerinin mutluluk kavramına ilişkin algılarını ve deneyimlerini nitel bir yöntemle incelemektir. Yöntem: Araştırma, bir vakıf üniversitesinde öğrenim gören, yaşları 18-30 arasında değişen ve tamamı kadın, 25 uluslararası öğrenci ile yürütülmüştür. Katılımcılar, 10’u Suriye, 4’ü Suudi Arabistan, 3’ü Dubai ve diğerleri Ukrayna, Kazakistan, Eritre, Kuveyt, Almanya, Filistin, Irak ve Mısır olmak üzere toplam 11 farklı ülkeden gelmektedir. Katılımcılarla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Analiz sonucunda üç tema ortaya çıkmıştır: (1) Mutluluğun bileşenleri, (2) Başka bir ülkede mutlu bir üniversite öğrencisi olmanın anlamı, (3) Mutsuzluğun anlamı. Öğrencilerin mutluluk algılarının, geldikleri toplumların kolektivist ya da bireyci yapısına göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Kolektivist kültür kökenli öğrencilerin daha çekingen bir tutum sergilediği ve bu durumun hem sosyal hem de akademik uyumu olumsuz etkileyerek mutsuzluk hissini arttırdığı görülmüştür. Öğrencilerin, kendi kültürlerine benzer kültürel geçmişe sahip arkadaşlarını, en önemli destek kaynağı olarak gördükleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Uluslararası öğrencilerin mutluluk algılarının kültürel uyum süreçleriyle yakından ilişkili olduğu ve bu algının öğrencilerin ait olduğu kültürün bireyci ya da kolektivist özelliklerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Üniversitelerde öğrenci danışmanlık birimleri ve ruh sağlığı alanında görev yapan profesyonellerin, öğrencilerin kültürel özelliklerini ve risk faktörlerini dikkate alarak mutluluğu destekleyici müdahaleler geliştirmesi önemlidir. Özellikle ruh sağlığı ve psikiyatri hemşireliği gibi disiplinlerin, kültürlerarası yaklaşım ve terapötik destek sağlamada önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Ayrıca benzer kültürel geçmişe sahip bireylerle kurulan ilişkilerin, psikososyal uyumu arttırdığı ve mutluluğu olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda üniversitelerde kültürlerarası oryantasyon programlarının oluşturulması, benzer kültürel geçmişe sahip öğrenciler arasında sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi ve kültürel danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.
  • Item
    Otizmli Çocukların Çevrimiçi Haber Temsilleri (Türkiye, 2021–2025) İnsan Hakları Normları ve Medya Kuramları Çerçevesinde Bir İnceleme
    (Akademisyen Yayınevi, 2025) Torun, Furkan; Belli, Mustafa; 423073
    Bu çalışma, Türkiye’de çevrimiçi ana akım basında otizmli çocuklara ilişkin 22 haberin içerik çözümlemesini sunmuştur. Bulgular, çocuk haklarının görünürlüğünün sınırlı olduğunu, kimlik mahremiyetinin çoğu zaman ihlal edildiğini, ötekileştirici söylemlerin hâkim olduğunu, otizmli çocukların kendi seslerinin yansıtılmadığını ve sağlık hizmetlerine ilişkin haberlerde “son çare–en kısa süre” ilkesinin göz ardı edildiğini göstermektedir. Ayrıca IPSO, UNICEF ve KVKK gibi etik standartlarla uyumun düşük düzeyde kaldığı saptanmıştır. Sonuç olarak özellikle engelli çocuklar olmak üzere çocuklarla yapılacak tüm haberlerde etik ilkelerin ve çocukların üstün yararı gözetilmesi önemli olacaktır.
  • Item
    Intercultural perspective on happiness in international female university students: a qualitative study
    (Taylor and Francis, 2025-12) Babaoğlu, Elçin; Erkuş, Şeyma; 372023
    Purpose The number of international students is gradually increasing, and the lack of adaptability they experience affect their happiness. This study aimed to examine the happiness of international undergraduate students using a qualitative method. Methods Semi-structured interviews were conducted with 25 international undergraduate students studying at the university. Results The themes identified as a result of the content analysis were as follows: components of happiness, the meaning of being a happy university student in another country, and the meaning of unhappiness. Discussion Students' perspectives on happiness vary according to collectivist and individualist social characteristics. The most important sources of support for students are friends from societies similar to their own cultures. Students from collectivist societies are more reserved and, therefore, unhappy academically and socially. Mental health professionals serving university students and other professionals working in this field need to plan therapeutic interventions to increase the well-being of international students, taking into account risk factors.
  • Item
    Bipolar Bozukluğu Olan Bireylerle Yapılan Motivasyonel Görüşmenin İlaç Uyumuna Etkisi: Olgu Sunumu
    (pncongress2025, 2025-04) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023
    Giriş-Amaç: Bipolar bozukluk tanılı bireylerde yaygın bir sorun olarak görülen ilaç uyumsuzluğu, hastalık belirtilerinin nüksetmesine ve hastaneye yatış sıklığının artmasına neden olmaktadır.[1,2] Psikiyatri hemşirelerinin bipolar bozukluk tanılı bireylerde ilaç uyumsuzluğunu tanımlama ve ilaç yönetimi ile tedaviye uyumlarının arttırılmasında önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Motivasyonel görüşmeler bipolar bozukluk tanılı bireylerde tedaviye uyumu arttıran psikososyal müdahalelerden biridir.[3] Bu olgu sunumunda yatarak tedavi gören ve ilaç uyumsuzluğu olan bipolar bozukluk tanılı bir bireyde motivasyonel görüşme tekniğinin ilaç uyumuna etkisinin incelenmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışmada, empatik bir yaklaşımla, yansıtmalı dinleme, açık uçlu sorular ve destekleme tekniklerinin kullanıldığı ve çelişkiler geliştirilerek ambivalan duyguların keşfedildiği altı seanstan oluşan motivasyonel görüşme gerçekleştirildi. Motivasyonel görüşme tekniklerinden önem ve güven testi, karar dengesi ve uç durumlar teknikleri kullanıldı. Hastanın ilaç uyumunun değerlendirilmesinde görüşmelere başlamadan önce ve son değerlendirme görüşmesinde “Morisky Tedaviye Uyum Ölçeği” uygulandı. Bulgular: Motivasyonel görüşme sonrasında hasta Morisky Tedaviye Uyum Ölçeği’ndeki dört ifadenin tamamını ‘’hayır’’ olarak işaretledi ve bu da ‘’yüksek’’ derecede uyum ile sonuçlandı. İlaçlarını düzenli bir şekilde kullanmaya başlamasının yanı sıra hastanın sosyal ortamlara yeniden girmesi, değişim planını hayata geçirmesi, hastaneden taburcu olması ve okuluna yeniden dönmeye karar vermesi olumlu değişimler olarak kaydedildi. Sonuç ve Öneriler: Bu olgu sunumunda uygulanan motivasyonel görüşme tekniklerinin, bipolar bozukluk tanılı bireyin ilaç uyumunun artmasında etkili olduğu bulundu. Psikiyatri hemşirelerinin, bipolar bozukluk tanılı bireylerin ilaç almaya ilişkin farkındalıklarını ve öz yeterliliklerini arttırma ve değişim için motivasyon geliştirme yoluyla ilaç uyumunun arttırılmasında motivasyonel görüşme ilke ve becerilerini kullanmaları önerilir.
  • Item
    Madde Kullanım Bozukluğu Olan Bireylerde Çözüm Odaklı Terapinin Öfke Kontrolüne Etkisi: Olgu Sunumu
    (pncongress2025, 2025-04) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023
    Giriş-Amaç: Madde kullanım bozukluğu olan bireylerin öfkeyle baş etme ve öfkeyi kontrol etme becerileri düşüktür.[1] Bu durum hastalık belirtilerinin, psikiyatrik ve psikososyal sorunların artış göstermesine yol açar.[2] Psikiyatri hemşirelerinin madde kullanım bozukluğu olan bireylerin öfkeyle baş etme becerisi kazanmasında önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Çözüm odaklı terapi madde kullanımı ile ilişkili psikososyal sorunların azaltılmasında kanıta dayalı bir müdahale yöntemidir.[3] Bu olgu sunumunda öfkesini ifade etme biçiminde problem yaşayan madde kullanım bozukluğu tanılı bir bireyde çözüm odaklı terapi tekniğinin kullanımı ele alındı. Yöntem: Bireyin öfkeyle ilgili sorunları tanımlandı, bu sorunları çözmeye yönelik amaçlar belirlendi ve bu amaçları gerçekleştirmesinde çözüm odaklı sorular ve teknikler kullanıldı. Mucize soru, baş etme soruları, istisna soruları ve derecelendirme sorularıyla çözüm inşa edilmesini sağlayan beş seanstan oluşan çözüm odaklı terapi gerçekleştirildi. Hastanın öfke değerlendirmesinde görüşmelere başlamadan önce ve son değerlendirmede “Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği’’ uygulandı. Bulgular: Çözüm odaklı terapi sonrasında ‘’sürekli öfke’’ puanında 4, ‘’öfke içte’’ puanında 15 puanlık azalma olduğu ve ‘’öfke kontrolü’’ puanının ise 8 puan yükseldiği bulundu. Öfkesini etkili bir şekilde ifade etme becerisi kazanması, madde kullanımına son vermesi, ailesiyle ilişkilerini düzeltmesi, sosyal yaşamına geri dönmesi ve yeniden bir işe girmeyi planlaması olumlu değişimler olarak kaydedildi. Sonuç ve Öneriler: Çözüm odaklı terapinin, madde kullanım bozukluğu olan bireyin öfke duygusunu tanımasında, öfke yönetimine ilişkin farkındalığının ve öfke kontrolünün artmasında etkili olduğu bulundu. Psikiyatri hemşirelerinin madde kullanım bozukluğu tanısı olan bireylerin öfke düzeyini azaltması, etkisiz öfke ifade tarzlarını değiştirmesi ve öfke kontrol becerisi kazanmasında çözüm odaklı terapi tekniklerini uygulaması önerilir.