Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collection
Browse
Recent Submissions
- ItemRudolf Koch’un kaligrafik vizyonu: Gotik ve Fraktür yazı formlarının modernleşme sürecindeki ekspresyonist yorumu(Opsis Publishing, 2026-05) Kipdemir, Serdar; 341649Bu makale, Rudolf Koch’un (1876-1934) kaligrafik vizyonunu modernite, zanaat ve kültürel miras çerçevesinde incelemektedir. Çalışma, Gotik ve Fraktür yazı formlarının modernleşme sürecindeki dönüşümüne odaklanmakta; Koch’un bu geleneksel formları Ekspresyonist bir duyarlılıkla nasıl yeniden yorumladığını analiz etmektedir. Koch, el yazısı pratiği ile endüstriyel tipografi arasında diyalektik bir ilişki kurarak, zanaat bilgisini modern üretim koşulları içinde yeniden konumlandıran özgün bir yaklaşım geliştirmiştir. Bu yaklaşım, yazı formunu yalnızca tarihsel bir miras olarak değil, modern bağlamda yeniden yorumlanan dinamik bir yapı olarak ele alır. Çalışma, tarihsel-görsel analiz ile Dijital Beşerî Bilimler araçlarını birleştiren disiplinlerarası bir metodoloji kullanmaktadır. Koch’un üç temel tasarımı—Neuland, Wilhelm-Klingspor-Gotisch ve Deutsche Schrift—üzerinden yürütülen analizde harf anatomisi, stroke kontrastı ve tipografik boşluk ilişkileri incelenmiş; el bilgisinin punç kesim üretimine aktarılma biçimi değerlendirilmiştir. Araştırma, Koch’un çalışmalarını Arts and Crafts ideali, Erken Modernizmin rasyonalist eğilimleri ve Almanya’daki Schriftstreit (Yazı Karakteri Tartışması) bağlamında konumlandırmaktadır. Bulgular, Koch’un ne katı bir gelenekçi ne de radikal bir modernist olmadığını; aksine kültürel mirası korurken zanaatı modern tasarım alanına taşıyan sentezci ve Ekspresyonist bir konum geliştirdiğini göstermektedir. Onun pratiği, tipografi tarihinde modernite ile zanaat arasındaki yaratıcı gerilimin en özgün örneklerinden birini temsil eder. Sonuç olarak bu çalışma, Koch’un üretimini zanaat bilgisinin endüstriyel ve dijital tasarıma aktarılmasında kritik bir eşik olarak tanımlamakta; bu yaklaşımın dijital çağda geleneksel formlarla çalışan tasarımcılar için güncel bir referans sunduğunu ileri sürmektedir.
- ItemCHANCERY CURSİVE EL YAZISININ EVRİMİ: RÖNESANS’TAN GÜNÜMÜZE KALİGRAFİK KİMLİK VE ÖĞRETİM PARADİGMALARINDAKİ DÖNÜŞÜM(Deniz Yengin, 2026-03) Kipdemir, Serdar; 341649Bu çalışma, 16. yüzyılda ortaya çıkan Cancellaresca Corsiva (Chancery Cursive) yazısının modern Formal Italic'e evrimini beş yüzyıllık tarihsel süreçte incelemektedir. Araştırmanın odağı, yazının biçimsel dönüşümü ile öğretim paradigmalarındaki değişim arasındaki organik bağdır. Rönesans'ta La Operina (1522) gibi kılavuzlar ve matbaa etkisiyle şekillenen stil, 20. yüzyılda Edward Johnston'ın rekonstrüksiyonu ve Alfred Fairbank'ın pedagojik sistematizasyonuyla Formal Italic'e dönüşmüştür. Çalışmada ayrıca, öğretim yöntemlerinin usta-çırak modelinden standart müfredatlara ve dijital platformlara evrimi analiz edilmektedir. Bulgular, Chancery Cursive'ün evriminin salt estetik bir değişim olmadığını; “zanaat”, “disiplin” ve “ağ-tabanlı pratik” kimlikleriyle, hakim bilgi aktarım biçimlerine uyum sağladığını göstermektedir. Sonuç olarak, bu geleneğin sürdürülebilirliği, estetik değerini korurken, çağın pedagojik araçlarını yeniden yorumlama becerisine bağlıdır. Chancery Cursive'ün katmanlı mirası, tarihsel bilinçle dijital imkânlar buluşturularak, kaligrafi eğitimi ve tipografik tasarımda gelecekte de referans olmayı sürdürecektir.
- ItemNew Approaches in Visual Communication Design(IGI Global, 2025-12) Holat, Olcay; Polan, Şevket; Subrahmanyam, Satya; Araçlı Dursun, Rumeysa Zeynep; Bakan, Uğur; Kipdemir, Serdar; Idacitürk, Emre; Yüce, Mustafa Zeki; Kayıran, Hüseyin Fırat; Kelekci Olgun, Merva; Mansour, Maha; Ozdemir, Sebnem; Gudivaka, Raj Kumar; Reddy Basani, Dinesh Kumar; Gudivaka, Rajya Lakshmi; Grandhi, Sri Harsha; Gudivaka, Basava Ramanjaneyulu; Kamruzzaman, M. M.; Kılıçaslan, Emine; 36080; Dölkeleş, GülceIn today's world, the most powerful form of communication is shaped within the creative and analytical dimensions of visual design. The study titled “New Approaches in Visual Communication Design” aims to delve into the depths of this dynamic discipline by comprehensively addressing both its theoretical foundations and practical applications. While creating this book, my primary motivation was to go beyond classical approaches in the field of design and explore new models of thinking. Traditional design principles are undoubtedly important; however, evolving technological tools, global intercultural interactions, and creative economic dynamics inject new responsibilities into visual communication design. In this context, I aimed for this book to offer meaningful contributions across a broad spectrum from individual designers to corporate strategic communicators. The chapters of the book offer an in- depth analysis of the history and psychology of visual language. They serve as a guide for designers to understand how visual elements are perceived and how they interact with cultural codes. In the subsequent chapters, the book presents approaches supported by contemporary case studies on fundamental elements such as color, composition, typography, and user experience. The book includes evaluations of rapidly evolving digital tools and platforms. Topics such as virtual and augmented reality, interactive media design, and mobilefirst thinking offer readers the opportunity to grasp future directions and emerging trends. In this way, theory and practice are intertwined, allowing readers to learn through real- world examples.
- ItemYapay Zekâ ile Doğanın Estetik Simülasyonu: Refik Anadol’un "Machine Hallucinations: Nature" Serisi Üzerine Görsel Bir Analiz(Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, 2025-05) Dölkeleş, Gülce; 36080; Özsoy, SelamiSanat ve teknolojinin kesişiminde, yapay zekâ destekli sanat, geleneksel estetik anlayışını dönüştüren önemli bir yenilik olarak ortaya çıkmaktadır. Refik Anadol, veri odaklı sanatıyla bu dönüşümün en önemli isimlerinden biridir. Machine Hallucinations: Nature serisi, doğadan elde edilen büyük veri setlerini kullanarak yapay zekânın doğayı nasıl algıladığını ve yeniden yorumladığını keşfeden bir projedir. Refik Anadol, çağdaş sanat dünyasında yapay zekâ ve veri görselleştirme tekniklerini kullanarak sınırları zorlayan bir sanatçıdır. Doğanın verilerinin yapay zekâ algoritmalarıyla işlenmesi ile oluşturulan Machine Hallucinations: Nature serisi, izleyiciyi büyüleyen ve düşündüren görsel deneyimler sunar. Bu seri, büyük ölçekli veri setlerini işleyerek yapay zekâ tarafından üretilen görsel kompozisyonlardan oluşur. Machine Hallucinations: Nature alt serisinde; doğaya ait çeşitli veri setleri, iklim değişikliği verileri, orman ekosistemleri, hava akımları ve coğrafi değişimler kullanılarak soyut ve dinamik eserler üretilmiştir. Bu bağlamda yapay zekâ, doğayı yalnızca gözlemlemekle kalmaz, aynı zamanda onu yeniden şekillendirerek yeni bir estetik boyut kazandırır. Bu çalışma; serinin estetik, teknik ve algısal boyutlarını inceleyerek yapay zekâ destekli sanatın doğa ile kurduğu yeni bağı ele alacaktır. Kullanılan renk paleti, form ve şekiller üzerinden görsel analiz gerçekleştirilecektir. Yapay zekânın ürettiği doğal formların görsel analizi göstergebilimsel açıdan incelenecektir.
- ItemLatin Kaligrafisinin Dijitalleşme Serüveni: Estetik, Kimlik ve Teknoloji Diyaloğu(2025) Kipdemir, Serdar; 341649Bu çalışma, Latin kaligrafi sanatının dijitalleşme serüvenini; estetik, kültürel kimlik ve teknoloji arasındaki diyalog bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel el yazması tekniklerinden dijital ortamlara uzanan bu dönüşüm, yeni ifade biçimleri ve kültürel etkileşim alanları yaratmıştır. Araştırma, Latin kaligrafisinin dijital araçlarla (dijital çizim tabletleri, yazılımlar, sosyal medya, NFT pazarı ve yapay zekâ uygulamaları) nasıl yeniden üretildiğini, küresel izleyiciyle buluşma imkânlarını ve kültürel mirasın dijitalleşme bağlamındaki temsil dinamiklerini disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır. Çalışmada, dijital Latin kaligrafisi örnekleri (NFT eserleri, sosyal medya paylaşımları, dijital sergiler) mevcut ikincil kaynaklar (akademik yayınlar, küratöryel içerikler, dijital arşivler) üzerinden niteliksel bir içerik ve söylem analizine tabi tutulacak; dijitalleşmenin bu sanata etkisi estetik, kültürel temsil, kültürel mirasın korunması/aktarımı ve teknolojik dönüşüm bağlamında değerlendirilecektir. Bu değerlendirme, dijital platformlardaki estetik pratiklerin ve sanatçı/topluluk söylemlerinin sistematik analizine dayanacaktır. Elde edilecek bulguların, dijital araçların kaligrafiyi daha erişilebilir kıldığını ve kültürel kimliğin küresel ölçekte yeniden üretimine olanak sağladığını, ancak orijinallik, el emeğinin değeri ve kültürel özgünlük gibi geleneksel tartışmaları da beraberinde getirdiğini ortaya koyması beklenmektedir. Sonuç olarak, dijital Latin kaligrafisinin yalnızca teknik bir evrim değil, aynı zamanda kültürel kimliğin yerel ve küresel düzlemde yeniden yorumlanmasına katkı sağlayan dinamik bir süreç olduğu argümanı geliştirilecektir. Bu bildiri, geleneksel sanatların dijital geleceğini anlamak isteyen akademisyenler, sanatçılar ve kültür politikası üreticileri için kavramsal bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir.











