Endüstri Mühendisliği Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collection
Bu bölüme ait yayınları içerir
Browse
Browsing Endüstri Mühendisliği Bölümü Koleksiyonu by Publisher "İKSAD"
Now showing 1 - 6 of 6
Results Per Page
Sort Options
- ItemAkademik Etik İhlallerinin DEMATEL Yaklaşımıyla Karşılaştırmalı Analizi(İKSAD, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Bilimsel araştırma, bilim insanlarının belirli yöntem ve teknikleri kullanarak kuramsal veya pratik sorunlara çözüm geliştirmeyi amaçladığı sistematik bir süreçtir. Bu sürecin ürettiği bilginin güvenilirliği ve geçerliliği, büyük ölçüde araştırmacıların etik ilkelere bağlılığına dayanmaktadır. Bilim, bilinmeyeni anlama ve açıklama çabasıyla şekillenirken, araştırma sürecinin merkezinde yer alan bilim insanının ahlaki duyarlılığı, mesleki titizliği ve sorumluluk bilinci, elde edilen bulguların niteliğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, bilim insanlarının hem kişisel hem de mesleki yaşamlarında etik değerlere bağlı kalmaları ve kararlarını bu doğrultuda almaları büyük önem taşımaktadır. Etik farkındalık, yalnızca araştırma sonuçlarının doğruluğunu sağlamaz, aynı zamanda bilimsel topluluğun güvenini ve akademik kültürün sürdürülebilirliğini de destekler. Bilimsel etik ihlalleri, araştırma süreçlerinin bütünlüğünü bozan ve bilime olan güveni sarsan davranışları ifade eder. Aynı verilerin veya çalışmaların birden çok kez yayımlanması, yeterlilikleri bulunmayan kişilerin başkalarının emeğiyle eser üretmesi, veri manipülasyonu, intihal ve kaynak göstermeme gibi uygulamalar, akademik dürüstlüğü tehdit eden temel sorunlardandır. Bu ihlaller, hem bireysel hem de kurumsal itibar kaybına yol açmakta ve bilimsel sürecin sağlıklı işlemesini engellemektedir. Bu sorunların ele alınması, araştırmacıların etik farkındalığının artırılması ve bilimsel araştırmaların güvenilirliğinin korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, etik dışı davranış türleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden biri olan DEMATEL yöntemiyle detaylı olarak incelenmiş; söz konusu davranışların birbirleri üzerindeki etkileri ve önem düzeyleri karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Çalışmanın temel amacı, bilimsel etik ihlallerine yönelik farkındalık yaratmak ve akademisyenlerin etik sorumluluk bilincini güçlendirmektir. Böylece, araştırmacıların meslektaşlarına, öğrencilere, topluma ve bilime karşı yükümlülüklerini destekleyecek etik ilkelerin geliştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımla, etik kuralların yalnızca birer zorunluluk değil, bilimsel sorumluluk ve toplumsal faydanın doğal bir parçası olduğu vurgulanmaktadır.
- ItemFarklı biyodizel yakıtlarının standart sapma tümleşik moosra yöntemi ile karşılaştırılması(İKSAD, 2024-11) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420; Girgen, Mete; Karapetkovska-Hristova, Vesnaİnsanlığın en temel ve vazgeçilmez ihtiyaçlarından birisi de enerjidir. Günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan fosil enerji kaynakları hızla tükenmekte ve araştırmacılar yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedirler. Bu araştırmalar; fosil enerji kaynaklarının hesaplanan sürelerden çok daha önce tükenebilme olasılığı ile fosil yakıtların başta hava kirliliği olmak üzere küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli sebeplerinden olması nedeniyle hızlanarak devam etmektedir. Uzmanlar yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerine yoğunlaşırken, çevre kirliliğine sebep olan atıkların geri kazanılması da ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda önceleri alternatif bir yakıt olarak yağlı bitki tohumlardan biyodizel üretimi çalışılırken, atık ve atık yağların geri dönüştürülmesi sıfır atık projelerinin ana temalarından biri haline gelmiştir. Diğer yandan dünya petrol rezervlerinin azalması, petrol fiyatlarındaki artış, artan küresel savaş riskleri nedeniyle yakıt teminindeki sıkıntılar, daha sürdürülebilir bir çevre için egzoz emisyonlarındaki sınırlamalar vb hususlar yenilenebilir alternatif yakıtların öneminin daha da artmasına neden olmaktadır. Yenilenebilir alternatif yakıtlar Türkiye için büyük bir petrol ithalatçısı olarak stratejik ve ekonomik bir öneme sahiptir. Büyük bir tarım potansiyeline sahip olan Türkiye için biyokütle enerjisi öncelikli bir seçenektir. Bu, kırsal kesimin ekonomik yapısının güçlenmesi ve iş imkanlarının yanı sıra yan sanayinin gelişimine de katkı sağlayacaktır. Ancak biyokütle enerjisinin maliyetinin fazla olması ve gıda sektörünün hammaddesinden elde ediliyor olması çalışmaların hayata geçirilmesini yavaşlatmaktadır. Bu çalışmada yağlı tohumlardan elde edilen biyodizel yakıt özellikleri ele alınarak hangi biyodizelin optimal sonuçları verdiğinin tespiti amaçlanmıştır. Bu maksatla farklı biyodizellerin yakıt özellikleri Çok Kriterli Karar Verme tekniklerinden Standart Sapma ve MOOSRA yöntemleri ile karşılaştırılmıştır.
- ItemStandart sapma tümleşik marcos yöntemi ile hibrit suv otomobil seçimi(İKSAD, 2024-12) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420Otomotiv Sektörü, diğer sanayi kolları ve endüstrilerle yakın bir ilişki içinde çalıştığı için dünya ekonomisini derinden etkilemektedir. Otomotiv endüstrisi, pek çok sektörden girdi alarak ve verdiği çıktılarla pazarlama, lojistik, enerji gibi alanlarda geniş bir iş yelpazesi oluşturarak küresel gelişim ve ekonomik büyümenin lokomotifi haline gelmektedir. Bu nedenle, diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmeler otomotiv sektörünü doğrudan ve olumlu yönde etkilemektedir. Otomotiv firmaları yoğun bir küresel rekabet içerisinde her geçen gün daha sürdürülebilir, daha teknolojik, daha konforlu ve daha ekonomik ürünlerle piyasada yer almaktadır. Özellikle küresel ısınmanın azaltılması ve iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik çalışmalar, otomotiv sektöründe büyük bir değişim ve dönüşüm sürecini başlatmıştır. Otomotiv endüstrisindeki bu hızlı gelişimle birlikte, tamamen elektrikli (EA), fişe takılabilir hibrit elektrikli (FHEA) ve hibrit elektrikli (HEA) araçlar, karbon emisyonlarını azaltma ve daha sürdürülebilir bir dünya oluşturma amacıyla tüketicilerin beğenisine sunulmaktadır. Bu araçların avantaj ve dezavantajları birlikte değerlendirildiğinde, birçok tüketicinin tam elektrikli araçlara (EA) hâlâ tereddütle yaklaştığı, değişik endişelerden dolayı İçten Yanmalı Motorlu (İYM) araçlardan vazgeçemediği görülmektedir. Bu tüketiciler daha çok HEA kullanmak istemekte, ancak hangi marka ve model aracın daha iyi bir tercih olacağı konusunda karar verme aşamasında zorlanmaktadırlar. Bu çalışmada HEA satın almak isteyen tüketiciler karar desteği vermek maksadıyla, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden Standart Sapma ve MARCOS yöntemlerinin bir arada kullanıldığı bir model önerilmektedir.
- ItemToplu taşıma sistemleri için entropy tümleşik moosra yöntemi ile elektrikli otobüs seçimi(İKSAD, 2024-11) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420Günümüzde hızla artan dünya nüfusunun beraberinde getirdiği kırsaldan kente göç ve hızlı kentleşme, kentsel alanlarda ulaşım başta olmak üzere birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Toplu ulaşım şehirlerde yaşanan trafik sorununun çözümü için en etkili seçeneklerden biridir. Özel araç kullanımdaki artış, trafikte sıkışıklığına ve insanların zamanlarının önemli bir kısmını yollarda geçirmelerine neden olmaktadır. Toplu taşıma sistemleri, şehirlerde mobilite, istihdam, eğitim, ikamet vb imkanlara ulaşımı kolaylaştırarak, bireysel otomobil kullanımı ve neden olduğu kirlilik ile sıkışıklığı azaltma açısından etkili çözümler sunmaktadır. Ayrıca hava kirliliği, küresel ısınma, iklim değişikliği, maliyet ve fosil enerji kaynaklarının hızla tükenmesi çevre dostu, sürdürülebilir, etkili ve verimli toplu taşıma sistemlerinin kullanılması ihtiyacını zaruretin ötesine taşımaktadır. Bu bağlamda ulaşım sektöründe elektrik tahrikli veya hibrit araçların kullanımına yönelik çalışmalar da artmaktadır. Özellikle kent içi toplu taşıma sistemlerinin elektrikli veya hibrit araçlardan oluşması yerel yönetimler açısından daha da fazla önem kazanmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’de geniş bir yerli üretim imkanı bulan elektrikli otobüsler egzoz emisyonlarını azaltmada ve kentlerin hava kalitelerini iyileştirmede ön plan çıkmaktadır. Birbirinden farklı ve gelişmiş özellikleri ile düşük işletme ve bakım maliyetleri elektrikli otobüslerin tercihinde etkili olmaktadır. Sektördeki hızlı rekabetin neden olduğu ürün çeşitliliği Türkiye’de lastik tekerlekli ulaştırma sistemlerinde elektrikli otobüs kullanmak isteyen idarelerden özellikle yerel yönetimlerin ürün seçiminde tereddüt etmelerine neden olmaktadır. Bu bağlamda yöneticilere karar desteği sağlaması açısından Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden Entropy ve MOOSRA yöntemlerinin tümleşik olarak kullanıldığı bu çalışma, idareler için bir referans niteliği taşımaktadır.
- ItemTrafik kazalarını önleme stratejileri: yol hipnozuna neden olan faktörlerin çok kriterli karar verme yaklaşımı ile analizi(İKSAD, 2024-12) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de son yıllarda hızla artan araç sahipliği, karayolu taşıt hareketliliğinin önemli ölçüde artmasına neden olmaktadır. Bu artış, trafik sıkışıklığı ve trafik kazaları gibi ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Trafik kazalarının yarattığı maddi ve manevi zararların büyüklüğü, bu sorunun hükümetler tarafından öncelikli olarak ele alınmasını zaruretin ötesine taşımaktadır. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler (BM) eylem planına paralel olarak Türkiye’de de 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji ve Eylem Planı uygulanmaya başlanmış ve trafik kazalarına bağlı ölümlerin %50 oranında azaltılması hedeflenmiştir. Trafik kazalarının nedenleri incelendiğinde, bunlardan birinin de yol hipnozu olduğu ortaya çıkmaktadır. Yol hipnozu, sürücülerin araç kullanırken trans benzeri bir duruma girdiği bir psikolojik durumdur. Genellikle otoyollar gibi uzun, monoton, düz ve nispeten olaysız yollarda meydana gelen bu durum, sürüş güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Araştırmalar, yol hipnozunun insan zihninin rutin işleri otomatik pilot modunda gerçekleştirme kapasitesi ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu süreçte bilinçli farkındalığın azalması ve bilinçaltının devreye girmesi, sürekli dikkat ve hızlı karar almanın hayati önem taşıdığı sürüş koşullarında potansiyel riskleri artırmaktadır. Son yıllarda yol hipnozu, özellikle psikoloji, sinirbilim ve trafik güvenliği alanlarında araştırmacıların ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Bu durumun nedenlerinin, etkilerinin ve önleyici tedbirlerinin anlaşılması, yol güvenliğini artırmak ve sürücü dikkatinin azalmasından kaynaklanan kazaları önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, yol hipnozunun altında yatan mekanizmalar, sürüş davranışı üzerindeki etkileri ve bu durumun oluşumunu azaltmaya yönelik stratejiler incelenmiştir. Sürücüler ve politika yapıcılar için değerli bilgiler sunmayı amaçlayan bu çalışmada, yol hipnozunun nedenleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Adım Adım Ağırlıklandırma (SWARA) ile analiz edilerek, karar vericilere uygulanabilir bir model önerisi geliştirilmiştir.
- ItemTürkiye’de Akademik Etik Kültürünün Geliştirilmesine Yönelik Bir Yaklaşım: Bilimsel Etik İlkelerin SWARA Yöntemi ile Önceliklendirilmesi(İKSAD, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin olağanüstü bir hızla ilerlemesi, araştırmacıların zaman zaman karmaşık ve çelişkili etik ikilemlerle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Günümüzde bilginin üretilmesi, paylaşılması ve uygulanması süreçlerinde ortaya çıkan bu etik sorunlar, yalnızca bireysel düzeyde değil, aynı zamanda kurumsal ve toplumsal boyutlarda da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, Türkiye’de araştırmacıların etik değerlere duyarlı, sorumluluk sahibi ve akademik dürüstlük ilkelerine bağlı bir tutum geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Akademik topluluğun güvenini, bütünlüğünü ve refahını koruyabilmek için araştırmacıların etik kararlar alabilme ve bu kararları tutarlı biçimde uygulayabilme yetkinliğine sahip olmaları gerekmektedir. Bu yetkinlik, bilimsel araştırmaların güvenilirliğini artırmakla kalmayıp, toplumsal güven ve bilimsel iş birliği ortamının da güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda, bağımsız akademik kurumlar tarafından denetlenebilen etik standartların oluşturulması, araştırma süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilirliğin sağlanmasına önemli katkılar sunacaktır. Ayrıca üniversitelerde lisans düzeyinden itibaren araştırma ve yayın etiği eğitimlerinin sistemli bir biçimde verilmesi, genç araştırmacıların etik farkındalıklarının geliştirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Etik ilkelerin yalnızca yasal yaptırımların zorlamasıyla uygulanan kurallar olarak görülmemesi; bilimsel dürüstlüğün, toplumsal sorumluluğun ve akademik ahlakın doğal bir yansıması olarak benimsenmesi, sürdürülebilir bir etik kültürün yerleşmesi için temel bir gerekliliktir. Bu kapsamda, bilimsel çalışmalarda uyulması gereken temel etik kurallar belirlenmiş ve öncelik sıralarının tespit edilmesine yönelik bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan SWARA yöntemi kullanılarak etik ilkelerin önem dereceleri analiz edilmiştir. Böylece, bilimsel etik ilkelerin sistematik biçimde önceliklendirilmesi ve araştırmacıların etik karar alma süreçlerine bilimsel bir destek sağlanması amaçlanmıştır. Bu yaklaşım, araştırmacıların hem akademik hem de toplumsal sorumluluklarını etkin biçimde yerine getirmelerini teşvik etmektedir.











