Browsing by Category "Makale- Ulusal-Hakemli Dergi- Kurum Öğretim Elemanı"
Now showing 1 - 11 of 11
Results Per Page
Sort Options
- ItemCovid-19 pandemisinin Türkiye bankacılık sektöründeki sistemik risk üzerine etkileri: MES analizi ile karşılaştırmalı bir inceleme(Muhasebe ve Finansman Öğretim Üyeleri Bilim ve Araştırma Derneği, 2025-01) Şengül, Serkan; 355807Bu çalışma, Türkiye’deki bankacılık sektörünün COVID-19 pandemisi öncesi ve sonrası dönemdeki sistemik risk seviyelerini analiz etmektedir. 2016-2023 yılları arasında Borsa İstanbul'a kote altı bankanın (Akbank, İş Bankası, Garanti BBVA, Yapı Kredi, Halkbank ve Vakıfbank) Marjinal Beklenen Açık (Marginal Expected Shortfall-MES), koşullu korelasyon ve koşullu volatilite gibi finansal risk göstergelerine dayanan analiz, pandeminin sektörde kırılganlıkları artırdığını ortaya koymaktadır. Sonuçlar, pandemi süresince uygulanan genişletici politikaların bankaların kısa vadeli likidite ihtiyaçlarını karşılamasına rağmen uzun vadede sistemik riski yükselttiğini göstermektedir. Ayrıca, pandemi sonrası dönemde Türkiye'deki ani politika değişiklikleri ve merkez bankası bağımsızlığına dair belirsizliklerin finansal istikrarı zayıflattığı gözlemlenmiştir. Çalışma, Türkiye’de finansal düzenlemelerin kriz dönemlerinde daha dayanıklı bir bankacılık yapısının geliştirilmesi için stratejik önemini vurgulamaktadır.
- ItemHavayolu yolcularının beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin SERVQUAL ile ölçülmesi: Türkiye-Rusya karşılaştırması(Kilis 7 Aralık Üniversitesi, 2024-07) Faizov, Firdavs; Boz, Dursun; 331826Amaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye (İstanbul Ground Airport- İGA) ve Rusya’da (Şeremetyevo Havaalanı- Moskova) havayolu yolcularının beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin SERVQUAL ile ölçümlenerek hizmet kalitesinin belirlenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Tasarım/Yöntem: Bu çalışmada tesadüfi olmayan yöntemlerden kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 412 havayolu hizmeti alan yolcu ile anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23.0 programıyla analiz edilmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgularla Türk havayolu yolcularının Beklenen Kalite aritmetik ortalaması (x̄=3.92) iken Algılanan Kalite ortalamasının (x̄=3.81) olduğu ve yolcuların havayolu ürün hizmeti algılamalarının düşük kalitede (x̄=-0.10) olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgularla Rus havayolu yolcularının ise Beklenen Kalite aritmetik ortalaması (x̄=4.31) iken Algılanan Kalite ortalamasının (x̄=3.98) olduğu ve yolcuların havayolu ürün hizmeti algılamalarının düşük kalitede (x̄=-0.32) olduğu saptanmıştır. Sınırlılıklar: Çalışma örneklemini İstanbul ve Moskova’da 412 yolcuyla yapılması, yolcuların anket ifadelerinin uzun ve sıkıcı bulmaları ile bulundukları havaalanının zaman baskısından kaynaklı olumsuzluklar çalışmanın kısıtlarındandır. Özgünlük/Değer: İlgili alanyazında havacılık sektöründe havayolu ürünü alan yolcuların beklenen ve algılanan hizmet kalitesinin Türkiye ve Rusya karşılaştırmasının ilk kez yapılıyor olması araştırmanın özgün değeri olarak değerlendirilebilir.
- ItemHemşirelik öğrencilerinin organ bağışı ve transplantasyon konusundaki bilgi ve tutumlarının belirlenmesi(Türkiye Tabipleri Birliği, 2023) Tekin, Yasemin Eda; Güneş, Ayşegül; 292320Giriş: Organ nakli alanında büyük gelişmeler yaşanmasına rağmen uzun yıllardır tüm dünyada organ bağışı sayıları istenen düzeye getirilememiştir. Geleceğin sağlık profesyonelleri olan hemşirelik öğrencilerinin bu konudaki bilgi ve tutumları, organ bağışı konusunda hasta ve yakınlarının farkındalığının artırılması açısından önemlidir. Amaç: Bu çalışmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinin organ bağışı ve transplantasyon konusundaki bilgi ve tutumlarını belirlemektir. Gereç-Yöntem: Bu araştırma 257 hemşirelik öğrencisi üzerinde tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Veriler araştırmacılar tarafında hazırlanan “Organ Bağışına Yönelik Davranış ve Tutum Belirleme Formu” ve “Organ-Doku Bağışı ve Transplantasyon Bilgi Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, ortalama, yüzde, standart sapma ve Tukey testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %84,4’ü organ bağışında bulunmak istediğini belirmektedir. Öğrencilerin çoğunluğu toplumun organ bağışı konusunda yeterince bilgilendirilmediğini düşündüğünü, %60,3’ü ülkemizde organ bağışı yapacak kişilerin haklarının yasalarla katı şekilde korunduğuna inanmadığını, yalnızca %24,0’ü okul eğitimi sırasında bilgi edindiğini belirtmiştir. Öğrencilerin %84,8’i karşı cinsten bir kişiye organını bağışlamak istemediğini belirtmiştir. “Organ-Doku Nakli ve Transplantasyon Bilgi Ölçeği” puan ortalaması 12,9±2,4, “Donör özellikleri” alt boyutu puan ortalaması 3,5±0,9, “Organ bağışı ile ilgili legal, etik ve medikal süreç” alt boyutu puan ortalaması 9,4±1,9’dir. Organ bağışında bulunmak isteyen öğrencilerin ve organ bağışında bulunmayı isteyenlerin ölçek toplam puanı anlamlı olarak daha yüksektir (p<0,05). Sonuç: Çalışmada öğrencilerin bilgi seviyesi organ bağışında bulunmak isteme durumunu etkilemektedir. Hemşirelik öğrencilerinin bu konudaki bilgi düzeyi artırılarak organ bağışı desteklenmelidir.
- ItemMadde kullanım bozukluğu olan hastalarda çözüm odaklı terapinin psikososyal sorunların azaltılmasına etkisi: sistematik derleme(Erkan Mor, 2024-10) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023This systematic review aims to assess the impact of solution-focused therapy (SFT) on mitigating psychosocial issues among patients with substance use disorder. A comprehensive literature search was conducted using databases including PsycInfo, SpringerLink, Cochrane, PubMed, ProQuest, Science Direct, Networked Digital Library of Theses and Dissertations (NDLTD), and ULAKBIM. Articles published within the past decade in English were included, with search terms comprising “substance use disorder,” “solution-focused therapy,” and related combinations. After screening titles and abstracts, eight studies—four randomized controlled trials and four non-randomized studies—met the inclusion criteria and were included in the review. Findings suggest that SFT has a beneficial effect on reducing psychosocial challenges in substance use disorder patients. SFT demonstrated efficacy in alleviating symptom distress, interpersonal relationship issues, social role dysfunction, impulsivity, well-being deficits, and addiction-related symptoms. Additionally, it was found to support recovery processes, enhance self-efficacy, foster an internal locus of control, and reduce trauma and anxiety symptoms. SFT was administered in individual or group formats, with session durations ranging from 30 to 90 minutes, delivered either twice weekly or biweekly over 1 to 12 sessions. Subjective measures assessing psychosocial outcomes were predominantly used across studies to evaluate the impact of SFT. The review highlights the need for more randomized controlled trials to further validate the effectiveness of SFT in this population.
- ItemMarmara Bölgesi (İstanbul şehir hariç) yükseköğretim kurumlarının bilimsel çalışma verimi(TURANSAM Yayıncılık, 2022) Tosun, HasanSon dönemlerde özellikle 2000'li yılların başından itibaren yükseköğretim kurumlarına mevcut sorumluluklarına ilave olarak yeni görevler yüklenmiştir. Gelişmiş ülkelerde bu kurumlar, bilginin üretildiği ve teknoloji transferinin gerçekleştiği merkezler olarak görülmeye başlanmıştır. Bu alanda başarılı olabilmek için ilgili kurumun genellikle bir akademik ekosistem içinde yer alması, araştırma-geliştirme faaliyetlerini üst düzeyde yapması ve bilimsel yayın verimin yüksek olması esastır. Yazar tarafından daha önce Marmara bölgesindeki (İstanbul şehri hariç) yükseköğretim kurumlarının öğretim yapısı ve öğretim kalitesiyle ilgili bir çalışma yapılmış ve oluşması muhtemel bir akademik ekosistem için öneriler getirilmiştir. Bu çalışmada ise aynı yükseköğretim kurumlarının bilimsel çalışmaları dikkate alınarak, temel bazı kriterler esasında yayın kaliteleri ile bilimsel alanda kurumsal performansları incelenmiştir. Çalışma için bütünüyle YÖKAK Sisteminden alınan 2021 yılına ait veriler kullanılmış ve o yıl için her bir üniversite için SCI, Q1, toplam yayın ve atıf sayıları dikkate alınmıştır. Ayrıca her kurum için uluslararası işbirliği ile sanayi işbirliği sonucunda oluşan ve ilk yüzde onluk dilimde yer alan dergilerde yayımlanmış çalışma sayıları da kullanılmıştır. Bu verilerin kendi aralarındaki ilişkilerden ve öğretim üyesi başına düşen yayın sayılarından bir değerlendirme yapılmış ve ilgili yükseköğretim kurumları arasında her kontrol kriteri esasında nispi bir sıralama oluşturulmuştur. Çalışma sonuçları göstermiştir ki; ilgili kurumların öğretim yapısı ve kalitesiyle ile ilgili temel değerlendirmeler bilimsel verimleri esasında da geçerlidir. Bölgede bulunan ve bu çalışmada dikkate alınan 15 yükseköğretim kurumu, çok farklı bilimsel verime sahiptir.
- ItemOpen and arthroscopic excision of the distal clavicle for osteoarthritis of the acromioclavicular joint--results over 5 years(TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 2022) Saylık, MuratObjective: Initially performed as open surgery, arthroscopic applications of distal clavicle excision (DCE) have gained prevalence in recent years. Literature reviews about the long-term results give no clear indication that one method is superior to the other. This study aims to compare the follow-up results of patients treated with arthroscopic and open DCE for more than five years and to detect the superiority of each method. Material and Method: The study involved 328 patients treated with DCE between February 2008 and April 2017. One hundred and fourteen patients (66 male and 48 female; 81 arthroscopic and 33 open surgery), who had their records available and under went no other surgery than DCE, were included in the study. The Disability of the Arm, Shoulder, and Hand (DASH) score and Visual Analogue Scale (VAS) were used to assess post-DCE shoulder functions and pain, respectively. Within the study's scope, surgery duration, excision extent, complications (frozen shoulder, hematoma, surgical site infection, and instability), and revisions were compared. Results: In the >5-year follow-up process, no statistically significant difference was observed between pre-DCE DASH and VAS values or between post-DCE DASH and VAS values of the two groups, one involving 32 patients who underwent open surgery and the other involving 82 patients treated with arthroscopic surgery. However, there was a statistically significant difference between the pre- and post-DCE DASH and VAS scores of both groups, and it was observed that both surgical methods were effective. No statistically significant difference was observed between the two groups regarding the surgery duration. Arthroscopic DCE was measured to be 4.70 mm on average, while the average measure for open surgery was 5.53 mm, which indicated a statistically significant difference between the two groups. However, no significant association was observed between the excision extent and the DASH and VAS scores. Furthermore, no significant difference was observed between complication and revision rates. Conclusion: In the >5-year follow-up of patients who underwent arthroscopic or open DCE due to their acromioclavicular joint osteoarthritis, which could not be treated with conservative treatment, no statistically significant difference was observed in the two groups' post-DCE DASH scores, VAS scores, complication rates, and revision rates. There was, however, a statistically significant difference between both groups' pre- and post-DCE VAS and DASH scores, and both methods were effective.
- ItemRelationship between maritime transport and economic growth: highest maritime transport european countries(Ordu University, 2025-01) Canbay, Şerif; Kırca, Mustafa; 278780Maritime transport is one of the most widely used transport channels used by countries in foreign trade. The development of maritime transport affects the economic growth levels of countries. In addition, the increase in the level of economic growth of countries increases their share in international foreign trade and this situation increases the importance given by countries to maritime transport day by day. The identification of the effects of maritime transport in countries will provide important information on what countries should do against the shocks they will face in the future. In this context, the study aims to determine whether there is any causality relationship between maritime transport and economic growth variables in Belgium, France, Germany, Italy, Netherlands, Spain, Türkiye, and the United Kingdom, which have the highest maritime transport among European countries. The bootstrap panel causality test was employed to examine the causality relationships between the variables over the time frame of 2008:Q1-2020:Q2. According to the findings, there is a causality relationship from economic growth to maritime transport in all countries except Italy and the Netherlands. There is a causality relationship from maritime transport to economic growth in Türkiye and the United Kingdom. As a result, the relationship between maritime transport and economic growth varies from country to country. This situation reveals the necessity of developing national policies for maritime transport by considering the economic structures of the countries. These findings suggest that countries need more efficient and sustainable maritime transport policies.
- ItemTesting the Forecasting Power of Statistical Models for Intercity Rail Passenger Flows in Turkey(Sage, 2024-11) Ekici, Üsame; Tüydeş Yaman, Hediye; Şendil, NuriWhile going through a major rail transformation, it is important to develop reliable estimation models for rail passenger flows (RPFs) in Turkey. There are two main approaches in RPF estimation, regressions and autoregressive integrated moving-average (ARIMA) models, both of which were in this study developed using the daily RPF data for the period 2011–2015. The ARIMA models (with some variations) were used to forecast first the daily flows in 2016, during which travel restrictions for summer resulted in reduced volumes, successfully captured in the updated ARIMA model. The regression models predicted the expected demand during the restrictions, enabling evaluation of the impact of restrictions, which also showed the models’ power over the longer term. The forecasts were extended to 2017, 2018, and 2019 data. The regression results produced more reliable forecasts over the long term, whereas more accurate predictions were obtained by ARIMA-Sliding (FA-Sld) for short-term planning purposes.
- ItemThe mediating role of emotion lability and emotion regulation in the relationship between social-emotional adaptation with behavior regulation and social skills among preschool children(Muhammed Yıldız, 2023-12) Sezgin, Esin; Bilge, Yıldız; Çelik, Burçin; Sevuk, Esma Nur; 230880Self-regulation is defined as an individual's ability to control and regulate their own behavior; this skill, forming the foundation of social adjustment, influences one's ability to interact with their environment and manage relationships. Emotion regulation, on the other hand, involves the ability to manage emotional responses and is believed to establish a critical connection between social adjustment and self-regulation. In this study, the aim is to determine the mediating role of emotion regulation in the relationship between behavioral regulation, social skills, and social-emotional adjustment skills using two different models.The study included a total of 216 children aged 5 and 6. Data were collected using the Socio-Demographic Information Form, Emotion Regulation Scale (ERS), Child Behavior Rating Scale (CBRS), and Marmara Social-Emotional Adaptation Scale (MSEAS). When socio-demographic variables were evaluated in terms of social competence and social-emotional adjustment scores according to gender, significant differences were found in favor of girls. Significant differences were also found in favor of children with working mothers when evaluated based on the mother's employment status. There were moderate significant correlations found between emotion regulation, child behavior assessment, and social-emotional adjustment. According to the mediation analyses, there was a partial mediating effect of emotion variability/negativity and emotion regulation in the relationship between behavior regulation and social-emotional adjustment. Similarly, there was a partial mediating effect of emotion variability/negativity and emotion regulation in the relationship between social competence and social-emotional adjustment. It is thought that the finding that children's emotion regulation and emotion variability/negativity mediate the relationship between social-emotional adjustment, social competence, and behavior regulation will contribute to the literature.
- ItemThe role of ergonomics training and posture exercises in surgeons’ musculoskeletal system disorders(Turkish Surgical Assoc, 2024-09) Külekçioğlu, Sevinç; Dilektaşlı, Evren; 249947Objective: The surgeon needs to understand the risks involved in performing surgery with ergonomic errors. Although there are many barriers to ergonomic effectiveness, success begins with the surgeon’s awareness, recognition of existing obstacles, and education. The main purpose of the study is to evaluate the effect of ergonomic training and posture exercises on the surgeon’s pain, physical workload, psychological state, and quality of life to prevent musculoskeletal system disorders and extend career life. Material and Methods: Surgeons who had completed at least one year in their profession, worked an average of 40 hours a week, had musculoskeletal pain in at least one area, and volunteered to participate in the study, regardless of gender and age, were included in the study. Researchers carried out the ergonomics training and exercise program individually by giving face-to-face training. Surgeons were asked to complete the physical workload questionnaire (PWQ), Beck depression index (BDI), and short form health survey (SF-36) before and one month after the study. Changes in visual analogue scale (VAS) and activities of daily living were recorded. Results: Surgeons who received ergonomic training and exercise programs showed significant improvements in pain, physical workload, depression, and quality of life measurements. Conclusion: To prevent fatigue and pain resulting from the accumulation of ergonomic flaws, surgeons should be trained and guided on proper posture and endurance, and encouraged to maintain a comfortable and natural posture.
- ItemÜçüncü taraf yazılım bileşenlerinden kaynaklanan zayıflıkların tespiti ve yönetimine ilişkin bir uygulama(Kamu İç Denetçileri Derneği, 2023) Şahinaslan, Önder; Şahinaslan, Ender; Küçükali, Erdi; 122635Üçüncü taraf yazılım bileşenlerinin kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu yazılım bileşenleri, şirketlerin hızlı, esnek ve pratik çözümler geliştirmesine yardımcı olurken, birçok güvenlik açığını da bünyesinde barındırabilmektedir. Üçüncü taraf yazılımlara olan talebin artmasına rağmen bu yazılımların kapalı kaynak kod içermesi sebebiyle güvenlik kontrol ve testleri yeterince yapılamamaktadır. Yeterli güvenlik testleri ve kontrolleri yapılmadan bu yazılımların sistemlere entegre edilmesi büyük risk oluşturmaktadır. Bunun sonucunda kurumlar telafisi mümkün olmayan kayıplarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu risk ve kayıpların önüne geçebilmek için üçüncü taraf yazılımların güncel tutulması ve güvenlik açıklarının hızlı bir şekilde tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kurumların aşması gereken önemli bir sorundur. Bu çalışmada yazılım bileşenlerinden kaynaklanan zafiyetlerin tespiti, analizi, yönetimi, kontrolü, raporlanması ve kurumsal yazılımlarla entegrasyonu ele alınmıştır. Black Duck güvenlik açığı kontrol aracı üzerinde uygulamalı çalışmalar yapılmıştır. Sonuç olarak, uygulama güvenlik araçlarının kullanılması denetim ve kontrol faaliyetlerinin daha hızlı, daha şeffaf ve güvenilir sonuçlara ulaşmasına katkı sağlamaktadır ve uygulama açıklarından kaynaklanan güvenlik risklerinin etkin yönetimine, kontrolüne ve denetimine yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda güvenlik ve uyumluluğa da katkıda bulunur, kaynakların etkin kullanımı ile işletmelere çeviklik, verimlilik, karlılık ve rekabet gibi alanlarda avantajlar sunmaktadır. Bu çalışma bilgi teknolojileri, iç kontrol, risk ve denetim profesyonelleri için bir rehber niteliği taşımakta ve literatüre katkı sağlamaktadır.