Repository logo
  • English
  • Čeština
  • Deutsch
  • Español
  • Français
  • Gàidhlig
  • Latviešu
  • Magyar
  • Nederlands
  • Português
  • Português do Brasil
  • Suomi
  • Svenska
  • Türkçe
  • Қазақ
  • বাংলা
  • हिंदी
  • Ελληνικά
  • Log In
    New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
Repository logo
  • Communities & Collections
  • All of DSpace
  • English
  • Čeština
  • Deutsch
  • Español
  • Français
  • Gàidhlig
  • Latviešu
  • Magyar
  • Nederlands
  • Português
  • Português do Brasil
  • Suomi
  • Svenska
  • Türkçe
  • Қазақ
  • বাংলা
  • हिंदी
  • Ελληνικά
  • Log In
    New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
  1. Home
  2. Browse by Category

Browsing by Category "Konferans Ögesi- Uluslararası- Kurum Öğretim Elemanı"

Now showing 1 - 20 of 32
Results Per Page
Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    A modern approach to data privacy with federated learning
    (Maltepe University, 2023) Kalkavan, Ziya Can; Şahinaslan, Ender; Şahinaslan, Önder; 122635
    Today, information technologies and their usage areas are increasing day by day. Advanced technologies such as the internet of things, smart devices and applications, machine learning and arti cial intelligence are a driving force in the spread of their usage areas. The increase in prevalence and use also increases the production and sharing of data. This increase causes various security problems and concerns in terms of data privacy. Therefore, a balance has to be struck between the need for data sharing and its security. For this purpose, the use of federated learning methods has been examined. Traditional data sharing methods focus on centralized solutions for the processing of private and sensitive data of data subjects, but this causes various problems and raises concerns in the sharing of sensitive data. In the federated learning model, it trains locally without data sharing. It has a distributed arti cial intelligence approach that can run di erent resources together. Thus, it o ers an alternative solution that can help address data privacy concerns arising from the traditional method. In this study, the basic principles, usage areas, advantages and difficulties of federated learning, which is also accepted as a modern approach in data privacy, are discussed. The data and examples obtained in the study will be presented.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    A Zone of Death: Ballardian Necropolitical Sovereignty in Concrete Island
    (RumeliYa, 2025-07) Özçelik, Kaya; 351393; Yılmaz, Yakup
    This study focuses on J.G. Ballard’s Concrete Island (1974) through the theoretical lens of necropolitics defined by Achille Mbembe to analyse the abandonment and exclusion of certain lives within the infrastructural settings of late modernity. Centring on the protagonist Robert Maitland, stranded in an abandoned interstice of a London motorway - an island within a hyperfunctioning urban framework, the novel details the bitter struggles of an individual to survive. His descent into an utter physical deterioration and psychological disintegration depicts a necropolitical rationale in which the system of the state and its technological mechanisms determine not only who is entitled to live, but more crucially, who can be permitted to die. In this context, this study posits that the motorway island in the novel portrays a necropolitical zone as an uncontrollable space that partially exists within and outside the urban framework, where normative protections and social acknowledgements are put on hold. It is through this marginalisation that Ballard also criticises the immunitarian structures of neoliberal urbanism. Through this spatial marginalisation, Ballard critiques the immunitarian structures of neoliberal urbanism, which prioritise speed, efficiency, and visibility, while transforming certain bodies and lives into throwaways. Putting Maitland’s ongoing dehumanisation process in front of the eyes of the reader, Ballard illustrates how sophisticated infrastructure leads to a desolate environment with human detritus, reminding the reader of Mbembe’s claim that the ultimate expression of sovereign power is verified in its capacity to determine the individuals who are allowed to continue living and who are not. Building on Roberto Esposito’s immunitary paradigm and urban biopolitical theory, this study explores Ballard’s Concrete Island within the contemporary discussions focusing on urban isolation, social exclusion, and the politics of violence regarding the fast-developing modern world.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Akademik Etik İhlallerinin DEMATEL Yaklaşımıyla Karşılaştırmalı Analizi
    (İKSAD, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420
    Bilimsel araştırma, bilim insanlarının belirli yöntem ve teknikleri kullanarak kuramsal veya pratik sorunlara çözüm geliştirmeyi amaçladığı sistematik bir süreçtir. Bu sürecin ürettiği bilginin güvenilirliği ve geçerliliği, büyük ölçüde araştırmacıların etik ilkelere bağlılığına dayanmaktadır. Bilim, bilinmeyeni anlama ve açıklama çabasıyla şekillenirken, araştırma sürecinin merkezinde yer alan bilim insanının ahlaki duyarlılığı, mesleki titizliği ve sorumluluk bilinci, elde edilen bulguların niteliğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, bilim insanlarının hem kişisel hem de mesleki yaşamlarında etik değerlere bağlı kalmaları ve kararlarını bu doğrultuda almaları büyük önem taşımaktadır. Etik farkındalık, yalnızca araştırma sonuçlarının doğruluğunu sağlamaz, aynı zamanda bilimsel topluluğun güvenini ve akademik kültürün sürdürülebilirliğini de destekler. Bilimsel etik ihlalleri, araştırma süreçlerinin bütünlüğünü bozan ve bilime olan güveni sarsan davranışları ifade eder. Aynı verilerin veya çalışmaların birden çok kez yayımlanması, yeterlilikleri bulunmayan kişilerin başkalarının emeğiyle eser üretmesi, veri manipülasyonu, intihal ve kaynak göstermeme gibi uygulamalar, akademik dürüstlüğü tehdit eden temel sorunlardandır. Bu ihlaller, hem bireysel hem de kurumsal itibar kaybına yol açmakta ve bilimsel sürecin sağlıklı işlemesini engellemektedir. Bu sorunların ele alınması, araştırmacıların etik farkındalığının artırılması ve bilimsel araştırmaların güvenilirliğinin korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, etik dışı davranış türleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden biri olan DEMATEL yöntemiyle detaylı olarak incelenmiş; söz konusu davranışların birbirleri üzerindeki etkileri ve önem düzeyleri karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Çalışmanın temel amacı, bilimsel etik ihlallerine yönelik farkındalık yaratmak ve akademisyenlerin etik sorumluluk bilincini güçlendirmektir. Böylece, araştırmacıların meslektaşlarına, öğrencilere, topluma ve bilime karşı yükümlülüklerini destekleyecek etik ilkelerin geliştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımla, etik kuralların yalnızca birer zorunluluk değil, bilimsel sorumluluk ve toplumsal faydanın doğal bir parçası olduğu vurgulanmaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Ambalaj tasarımında hedonizm etkisi
    (İksad, 2024-10) Güler, Gizem; 350727
    Günümüz modern yaşamının kişi üzerinde yarattığı duygu dalgalanmaları, artan kişilik rolleri ve sorumluluklarına toplum tarafından onaylanma (ötekileştirilmeme) ve günlük stresten uzaklaşarak zihinsel bir rahatlamaya ulaşma da eklenince toplumun tüketim alışkanlıkları değişmiştir. Süreç içinde tüketim toplumunun yarattığı insan prototipi toplum tarafından kabul görme amaçlı markalara ve ürünlere karşı bağlılık geliştirmiştir. Bu esnada kişilere itibar kazandırma rolü üstlenen markalar ise tüketici üzerinde kısa süreli hazlar yaratarak tüketime bağımlı bir kitle yaratmak ve bir sonraki satın alma davranışını tetiklemek için çalışmaktadır. Bu çalışmalara örnek olarak verilebilecek ambalaj tasarımları içinde kişiselleştirilmiş ambalaj tasarımlarını ele almak mümkündür. Markalar ambalaj tasarımlarıyla ürünü korumak, saklamak, taşınabilir ve sergilenebilir kılmak gibi temel amaçların dışında rakip markaların önüne geçerek görünürlük kazanmayı ve kitlenin satın alma davranışını gerçekleştirmesini planlamaktadır. Bunun için hedef kitleye hedonist bir bakış acısı ile kişiselleştirilmiş, özel bir deneyim sunmak pek çok marka tarafından denenmiştir. Bu kişiselleştirme ile kitle-marka ilişkisinde ürüne olan ilgi ve bağlılık güçlenir. Bu çalışma kapsamında örneklem olarak Coca-Cola markası ele alınmıştır. Markanın 1 litrelik plastik ambalajları ve kutu ambalajlarının üzerinde hayata geçirdiği isim kampanyası ile hedonistik bir satın alma davranışı planlanmıştır. Bu araştırma kapsamında kişiselleştirilmiş ambalaj tasarımları ile kitlenin hazza erişmek için gösterdiği çaba ve kendini özel, biricik hissetme sonucunda artan satın alma davranışları gözlemlenmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Bipolar Bozukluğu Olan Bireylerle Yapılan Motivasyonel Görüşmenin İlaç Uyumuna Etkisi: Olgu Sunumu
    (pncongress2025, 2025-04) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023
    Giriş-Amaç: Bipolar bozukluk tanılı bireylerde yaygın bir sorun olarak görülen ilaç uyumsuzluğu, hastalık belirtilerinin nüksetmesine ve hastaneye yatış sıklığının artmasına neden olmaktadır.[1,2] Psikiyatri hemşirelerinin bipolar bozukluk tanılı bireylerde ilaç uyumsuzluğunu tanımlama ve ilaç yönetimi ile tedaviye uyumlarının arttırılmasında önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Motivasyonel görüşmeler bipolar bozukluk tanılı bireylerde tedaviye uyumu arttıran psikososyal müdahalelerden biridir.[3] Bu olgu sunumunda yatarak tedavi gören ve ilaç uyumsuzluğu olan bipolar bozukluk tanılı bir bireyde motivasyonel görüşme tekniğinin ilaç uyumuna etkisinin incelenmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışmada, empatik bir yaklaşımla, yansıtmalı dinleme, açık uçlu sorular ve destekleme tekniklerinin kullanıldığı ve çelişkiler geliştirilerek ambivalan duyguların keşfedildiği altı seanstan oluşan motivasyonel görüşme gerçekleştirildi. Motivasyonel görüşme tekniklerinden önem ve güven testi, karar dengesi ve uç durumlar teknikleri kullanıldı. Hastanın ilaç uyumunun değerlendirilmesinde görüşmelere başlamadan önce ve son değerlendirme görüşmesinde “Morisky Tedaviye Uyum Ölçeği” uygulandı. Bulgular: Motivasyonel görüşme sonrasında hasta Morisky Tedaviye Uyum Ölçeği’ndeki dört ifadenin tamamını ‘’hayır’’ olarak işaretledi ve bu da ‘’yüksek’’ derecede uyum ile sonuçlandı. İlaçlarını düzenli bir şekilde kullanmaya başlamasının yanı sıra hastanın sosyal ortamlara yeniden girmesi, değişim planını hayata geçirmesi, hastaneden taburcu olması ve okuluna yeniden dönmeye karar vermesi olumlu değişimler olarak kaydedildi. Sonuç ve Öneriler: Bu olgu sunumunda uygulanan motivasyonel görüşme tekniklerinin, bipolar bozukluk tanılı bireyin ilaç uyumunun artmasında etkili olduğu bulundu. Psikiyatri hemşirelerinin, bipolar bozukluk tanılı bireylerin ilaç almaya ilişkin farkındalıklarını ve öz yeterliliklerini arttırma ve değişim için motivasyon geliştirme yoluyla ilaç uyumunun arttırılmasında motivasyonel görüşme ilke ve becerilerini kullanmaları önerilir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    E-learning perceptions of prospective accountants impact on quality of work life
    (Temar, 2024-11) Özbek, Ali; Boz, Dursun; 331826; Kurnaz, Niyazi; Akıncı, Adil
    Students who graduated from relevant departments of universities and want to improve themselves in the field of accounting take the internship start exam and are referred to as candidate accountants if they meet the necessary conditions. While candidate accountants experience various e-learning processes until they become members of the profession, the evaluation of this situation in terms of work and life quality is of great importance for the profession. This study was designed to reveal the effects of candidate accountants' e-learning perceptions on work and life quality. İn the pilot study, data were collected from 104 candidate accountants working in Istanbul using a survey method. The data were analyzed in the SPSS 24.0 statistics program using empirical methods. As a result of the study, it was determined that the e-learning perceptions of candidate accountants which constitute the main theme of the accounting profession have an effect on the quality of their work life.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Elektrikli Araçlarda Batarya Termal Yönetim Sistemlerinin PSI Yöntemiyle Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi
    (Erzurum Teknik Üniversitesi, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420
    Günümüz dünyasında teknolojideki ilerlemeler ve değişimin hız kazanması ile sürdürülebilir çevre hedeflerinin ön plana çıkması, alternatif enerji kaynaklarına yönelimi artırmıştır. Bu dönüşümün merkezinde; fosil yakıt bağımlılığını azaltma, karbon emisyonlarını düşürme potansiyeliyle küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede öne çıkan elektrikli araçlar (EA) yer almaktadır. EA’ların performansını ve güvenliğini doğrudan etkileyen temel bileşenlerden biri, yüksek enerji yoğunlukları nedeniyle tercih edilen lityum iyon pillerdir (LIB). Ancak LIB’ler, çalışma sırasında meydana gelen aşırı ısı üretimi sonucu termal dengesizlik ve sıcak nokta oluşumu gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, batarya ömrünü kısaltmakta ve sistem güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu bağlamda, etkin bir batarya termal yönetim sisteminin (BTYS) tasarımı büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, EA’larda yaygın olarak kullanılan LIB’lerin farklı soğutma yöntemleri ve malzeme kombinasyonları; Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımlarından PSI (Tercih Seçim İndeksi) yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu şekilde performans, maliyet, enerji verimliliği ve çevresel etki kriterleri açısından en uygun BTYS seçeneğinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Elde edilen sonuçlar, sürdürülebilir ve güvenli EA teknolojilerinin geliştirilmesinde karar destek sistemlerinin etkinliğini ortaya koymaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Evolution of software development process from past to future: an important reflection of digital transformation
    (Maltepe University, 2023) Nizamoğlu, Yekta Buğrahan; Şahinaslan, Ender; Şahinaslan, Önder; 122635; Değer, Özkan; Çakallı, Hüseyin
    The software development process has undergone a great evolution from past to present. There is a rapid change from traditional software development methods to modern and innovative approaches. This change is an important re ection of digital transformation along with technological developments. Today, developments in many areas such as arti cial intelligence, machine learning, automatic code generation, smart test automation, low code development lead the change in the software development process. In the future, it is predicted that the software development process will evolve into faster, more reliable, exible and innovative methods with the impact of advanced technologies. This will a ect all environments that produce, operate and use the software and will cause radical changes in usage. In this study, the change and current situation of the software development process from past to present will be discussed. Predictions will be shared on how and in what way digital transformation and technological advances may a ect the process in the future.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Exploring Cognitive Enhancements and Default Mode Network Connectivity in Relapsing-Remitting Multiple Sclerosis: Insights from a Prospective Study Investigating the MIND Diet
    (Sage, 2024-09) Demirel, Mert; Daşgın, Hacer; Acar, Nazire Pınar; Özçelik-Eroğlu, Elçin; Atabilen, Büşra; Ertuğrul, Aygün; Akdevelioğlu, Yasemin; Oğuz, Kader Karlı; Tuncer, Meryem Aslı; 396621
    The potential therapeutic impact of the Mediterranean-DASH Intervention for Neurodegenerative Delay (MIND) diet on relapsing-remitting multiple sclerosis (RRMS) remains an underexplored area. Objectives/Aims: This study aims to evaluate the influence of the MIND diet on RRMS by examining neurological, cognitive, and functional magnetic resonance imaging (fMRI) parameters. Methods: Seventeen early-stage RRMS patients (aged 20-40, disease duration < 10 years, Beck Depression Inventory Score < 17) underwent MRI at baseline and following a 9-month adherence to the MIND diet. They were matched with 10 healthy controls. Diet adherence was assessed using the MIND Diet scale score. MRI encompassed structural and resting-state fMRI (RS-fMRI) sequences. Neurological evaluation (Expanded Disability Status Scale [EDSS], Timed 25-Foot Walk [T25W], 9-Hole Peg Test [9HPT]), and cognitive assessments (Mini-Mental State Examination [MMSE], Rey Auditory Verbal Learning Test [AVLT], phonemic and semantic fluency, forward and backward digit span tests [FDST, BDST]) were conducted. Functional connectivity was assessed using seed-based correlation (SBC) and global correlation by general linear model (GLM), focusing on Default Mode Network (DMN), Central Executive Network (CEN), Dorsal Attention Network (DAN), Salience Network (SN), Visual Network (VN), and Sensorimotor Network (SMN). Results: Patients exhibited high adherence to the diet throughout the 9-month period. Significant improvements were observed in dominant hand 9-HPT (p=0.023) and AVLT parameters (p<0.001), except delayed recall (p=0.982), following the intervention. Increased connectivity within the whole brain was noted in the left frontal orbital cortex of the 9th-month group compared to healthy controls (p=0.000005). Moreover, RRMS patients in the 9th-month group displayed enhanced functional connectivity in the bilateral caudate, bilateral pallidum, and right putamen within the DMN compared to baseline (p=0.000034). Conclusion: The findings of this study suggest potential cognitive benefits of the MIND diet, as evidenced by improvements in AVLT scores. Furthermore, the observed alterations in Default Mode Network (DMN) connectivity in RRMS patients following the dietary intervention indicate a promising avenue for further investigation into cognitive deficit management in this population
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Farklı biyodizel yakıtlarının standart sapma tümleşik moosra yöntemi ile karşılaştırılması
    (İKSAD, 2024-11) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420; Girgen, Mete; Karapetkovska-Hristova, Vesna
    İnsanlığın en temel ve vazgeçilmez ihtiyaçlarından birisi de enerjidir. Günümüzde yaygın olarak kullanılmakta olan fosil enerji kaynakları hızla tükenmekte ve araştırmacılar yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmektedirler. Bu araştırmalar; fosil enerji kaynaklarının hesaplanan sürelerden çok daha önce tükenebilme olasılığı ile fosil yakıtların başta hava kirliliği olmak üzere küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli sebeplerinden olması nedeniyle hızlanarak devam etmektedir. Uzmanlar yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerine yoğunlaşırken, çevre kirliliğine sebep olan atıkların geri kazanılması da ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda önceleri alternatif bir yakıt olarak yağlı bitki tohumlardan biyodizel üretimi çalışılırken, atık ve atık yağların geri dönüştürülmesi sıfır atık projelerinin ana temalarından biri haline gelmiştir. Diğer yandan dünya petrol rezervlerinin azalması, petrol fiyatlarındaki artış, artan küresel savaş riskleri nedeniyle yakıt teminindeki sıkıntılar, daha sürdürülebilir bir çevre için egzoz emisyonlarındaki sınırlamalar vb hususlar yenilenebilir alternatif yakıtların öneminin daha da artmasına neden olmaktadır. Yenilenebilir alternatif yakıtlar Türkiye için büyük bir petrol ithalatçısı olarak stratejik ve ekonomik bir öneme sahiptir. Büyük bir tarım potansiyeline sahip olan Türkiye için biyokütle enerjisi öncelikli bir seçenektir. Bu, kırsal kesimin ekonomik yapısının güçlenmesi ve iş imkanlarının yanı sıra yan sanayinin gelişimine de katkı sağlayacaktır. Ancak biyokütle enerjisinin maliyetinin fazla olması ve gıda sektörünün hammaddesinden elde ediliyor olması çalışmaların hayata geçirilmesini yavaşlatmaktadır. Bu çalışmada yağlı tohumlardan elde edilen biyodizel yakıt özellikleri ele alınarak hangi biyodizelin optimal sonuçları verdiğinin tespiti amaçlanmıştır. Bu maksatla farklı biyodizellerin yakıt özellikleri Çok Kriterli Karar Verme tekniklerinden Standart Sapma ve MOOSRA yöntemleri ile karşılaştırılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Game-based teaching in teacher education: a systematic review
    (ICETOL, 2022-06) Aydın, Sevim; Bertiz, Yasemin; Parlak Yılmaz, Nuray; 385249
    Today, technological tools have entered almost all fields and have been used extensively. Games have inevitably been affected by this process and games have become played in virtual environments with digital tools. Today, people of all ages interact with games and children can spend long hours playing games without getting bored, and the results of the research have paved the way for the use of games in education. The research, it is aimed to systematically deal with the studies on game-based teaching used in teacher education. The distribution of these studies by years, the distribution of their methods, data collection tools, data analysis methods, keywords, citations and country distribution of citations were revealed. Advanced search modules ERIC, EBSCO, Web of Science and TR Index are used. Keywords in the search are “game-based teaching” or “digital game-based learning”. Among the research articles, articles used as teaching methods and educational studies in higher education were taken. In this context, the PRISMA statement was used in research and report creation. The obtained data and results were analyzed by discussing with other findings obtained from the literature.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    İleri malzemeler ve simülasyon teknikleriyle otomotiv sac şekillendirme süreçlerinde kenar çatlaklarının incelenmesi
    (Bilsel Yayıncılık, 2024-12) Şahin, Umut Fırat; Özer, Hakkı; Şahin, Eslem; 414011; Diaconu Maxim, Laura; Altunok, Bahar
    Otomotiv endüstrisinde hafiflik ve dayanıklılık arayışı, sac metal şekillendirme süreçlerindeki zorlukları artırmıştır. Gelişmiş yüksek mukavemetli çelikler ve alüminyum alaşımlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, kenar çatlaması sorunu daha da önemli hale gelmiştir. Kenar çatlağı, sac metal şekillendirme süreçlerinde malzemenin kenar bölgesinde oluşan çatlaklardır ve genellikle kesme, delme veya şekillendirme işlemleri sırasında meydana gelir. Bu sorun, özellikle gelişmiş yüksek mukavemetli çelikler ve alüminyum alaşımlarında daha sık görülmekte olup, malzemelerin ince kesitlerinde yüksek gerilmeler nedeniyle ortaya çıkar. Kenar çatlakları, parça dayanımını ve estetik kalitesini olumsuz etkileyerek otomotiv sektöründe kalite ve güvenlik problemlerine yol açabilir. Bu tür çatlakların oluşumunda, malzemenin mikroyapısal özellikleri, kesme yöntemi, kenar hazırlama teknikleri ve şekillendirme proses parametreleri gibi faktörler önemli rol oynar. Bu sorununun önlenmesi, doğru malzeme seçimi, optimize edilmiş proses tasarımı ve yenilikçi kesme teknolojilerinin uygulanmasını gerektirir. Bu çalışmada, gelişmiş simülasyon araçlarından biri olan AutoForm kullanılarak farklı malzemelerin şekillendirme davranışları incelenmiştir. Parçaya uygulanan kesme yöntemleri, hazırlama teknikleri ve proses parametrelerinin çatlak oluşumu ve ilerlemesi üzerindeki etkileri vurgulanmaktadır. Bu sayede, kenar çatlağının başlangıç ve yayılımı daha iyi anlaşılmış ve üretim süreçleri için önem arz eden veriler elde edilmiştir. Simülasyon sonuçlarına dayanarak, malzeme yenilikleri, üretim tekniklerindeki iyileştirmeler ve tasarım optimizasyonu gibi farklı boyutlarda kenar çatlaması azaltma stratejileri önerilmektedir. Bu stratejiler hem malzemelerin mikroyapısal özelliklerini hem de şekillendirme süreç parametrelerini kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu çalışma, gelişmiş malzemelerin üretim sürecindeki simülasyon araçları arasındaki karmaşık etkileşimi ortaya koyarak, mühendisler ve araştırmacılar için önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik ve performans beklentilerini karşılayacak, aynı zamanda güvenilir ve dayanıklı otomotiv bileşenlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Sonuç olarak, bu çalışma kenar çatlaması sorununa bütüncül bir yaklaşımla çözüm önerileri sunarak sektördeki gelişmelere önemli bir katkı sağlayacaktır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Investigation of the effect of computer-aided animations on conceptual understanding through metaphors: an example of artificial intelligence
    (ICETOL, 2022-06) Aydın, Sevim; Duman, Emel; Bertiz, Yasemin; Birişçi, Salih; 385249
    In this research, Information Technology and Software (IT) course the differences between the conceptual understanding of fifth grade students regarding the concept of artificial intelligence before and after computer-aided animation monitoring were tried to be determined through metaphors. In the 2021-2022 academic year, 39 teachers working in the field of Information Technologies and 101 fifth-grade students studying at a secondary school in the Nilufer District of Bursa participated in the study. The purposeful sampling method was used to select the sample of the study. At the first stage of the study, the “Information Technology and Software Course Concept Teaching Questionnaire” prepared by the researchers was applied to the teachers online in order to identify the concepts that had difficulty in teaching within the scope of the BTY course. As a result of the survey dec, many concepts that are difficult to teach have been revealed, and among them, the concept of “artificial intelligence” has been included in the study due to its current and open to development. In the second stage of the study, in order to determine the metaphorical perceptions of students about the concept of artificial intelligence, students were asked to “Artificial intelligence is like ... because …”. In the light of the themes obtained from the metaphor results, computer-aided animation was developed by the researchers, which takes the concept of artificial intelligence as a subject. After the animation was shown to the students, the metaphor study was repeated and the change in the students' understanding of the concept of artificial intelligence was tried to determine. As a result of the study, although the conceptual categories related to artificial intelligence had similar characteristics in general, it was found that the justifications in the conceptual perceptions after animation were more meaningful
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Isolation in Sarah Kane's Crave
    (Ases, 2024-10) Mustafa, Esma; 392828; Akkoyunlu, Yağmur
    Sarah Kane'in yazdığı Crave, isimsiz dört karakterin, A, B, C ve M'nin hayatlarındaki izolasyonun dokunaklı bir incelemesidir. Bu tek perdelik oyun, her karakterin en derin düşüncelerini ve kırılganlıklarını ortaya çıkarmasına izin veren fragmanlı bir anlatı yaklaşımı kullanır. Anımsatıcı ve şiirsel bir dille dolu monologları, yoğun bir yalnızlık ve duygusal boşluk hissini açığa çıkarır. Bu analiz, eserde tasvir edilen iletişim kopukluğu temasını incelemekte ve karakterlerin çağdaş toplum bağlamında anlamlı bağlantılar kurma mücadelelerini vurgulamaktadır. Çalışma, Kane'in bireylerin tecrübe ettiği izolasyonun yaygın doğasını nasıl temsil ettiğini aydınlatmayı amaçlamaktadır. Karakterlerin toplumsal çevrelerinden kopma hissinin arkasındaki nedenleri, izolasyonun onlar üzerindeki etkilerini ve maruz kaldıkları çeşitli izolasyon biçimlerini inceliyor. Bu unsurları mercek altına alan çalışma, Kane'in modern bağlamlarda izolasyonun yaygın ve çok yönlü doğasını nasıl gösterdiğine dair kapsamlı bir anlayış sunmayı amaçlıyor. Crave, kopukluğun damgasını vurduğu bir dünyada gerçek ilişkiler kurmanın zorluğuna dair ilgi çekici bir yorum olmayı sürdürüyor ve izolasyona karşı verilen asırlık mücadeleyi özetliyor. İzleyiciyi, evrensel izolasyon deneyimi ve insanların duygusal engelleri aşma ve gerçek bağlantıları keşfetme mücadelesi üzerine düşünmeye sevk ediyor.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Kalabalık Yalnızlık Ölçeği
    (İKSAD, 2025-02) Karayaman, Saffet; Boz, Dursun; Şener, Murat; Güler, Kahraman; 331826; 374719; 307837; Toper Kaygın, Azize; Ulutaşdemir, Nurgül; Çiftçi, Hasan
    Türk Dil Kurumu, yaklaşık 1 milyon kişinin katılım sağladığı oylamanın sonunda "2024 Yılı Kelimesi/Kavramı" olarak "kalabalık yalnızlık" terimini seçtiğini duyurmuştur. Değerlendirme Kurulu, bu kavramın seçilmesine dair gerekçesini şöyle belirtmiştir. 2024 yılında, insanların kalabalıklar içinde yalnızlık hissettiklerine dair yapılan araştırmaların sayısının arttığı gözlemlenmektedir. Birbirinin zıttı gibi görünen; "yalnızlık"ı çağrıştıran teklik ile çokluğu simgeleyen "kalabalık" kavramı, aynı anda var olabilmektedir. Psikolojik, sosyolojik ve iletişimsel gerekçeler ile açıklanan bu olgu, bireylerin günlük yaşamlarında ve kurdukları ilişkilerde kendini açıkça göstermektedir. Dijitalleşen dünyada, medenileşme amacıyla kurduğu şehirlerde kalabalıklaştıkça, aslında insan yalnızlaşmıştır. Sonuçta, iki kelam edecek bir dost arayışına düşmüştür. Kendi yarattığı çarkın içinde yalnızlaşan insanın en büyük sorunu yine kalabalıklar içinde yalnızlıktır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Kronik psikiyatri hastasının bakım vereni olmak: psikolojik dayanıklılığı nasıl etkiliyor?
    (2023-10) Erkuş, Şeyma; Babacan Gümüş, Aysun; 372023
    Kronik psikiyatri hastasına bakım vermek bakım verenlere fiziksel, duygusal, sosyal ve ekonomik alanlarda yük getirmektedir. Psikolojik dayanıklılık, bakım verenlerin bakım verme sürecinde karşılaştığı zorluklarla başarılı bir şekilde mücadele edebilmesini sağlar. Kronik psikiyatri hastasının bakım vereni olmak, psikolojik dayanıklılığı etkileyen bir risk faktörü olsa da psikolojik dayanıklılık geliştirilebilir bir özelliğe sahiptir. Bakım verenlerde psikolojik dayanıklılığın incelenmesi, psikolojik dayanıklılığı geliştirmeye yönelik müdahale programlarının planlanması ve uygulanması açısından önemlidir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Kronik ruhsal bozukluğu olan bireylere bakım verenlerde umut: bakım veren özellikleri açısından bir inceleme
    (Dalya, 2023-10) Erkuş, Şeyma; Babacan Gümüş, Aysun; 372023
    Kronik ruhsal bozukluğu olan bireylere bakım verenler, bakım verme sürecinde pek çok zorlukla karşılaşmaktadır. Bu zorluklarla mücadele etmek bakım verenleri ruhsal hastalıklara yatkın hale getirmektedir. Yaşanılan stres bakım verenlerin umut düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Umut, bakım verenlere stres verici yaşantılarla baş edebileceği konusunda güç verir. Bakım verenlerin amaç belirlemesini, amacına ulaşmak için harekete geçmesini ve zorluklarla karşılaştığında alternatif yollar aramasını sağlar. Umut, bakım verenlerin bu zorlu süreçte güçlü kalabilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Bakım verenlerde umudun geliştirilmesi bakım verdiği hastaların da umut geliştirmesinde, tedaviye uyumlarının artmasında ve bakım verme deneyiminin olumlu yanlarının keşfedilmesinde etkili olacaktır. Bakım verme deneyimi ne kadar zorlu olsa da bakım verenlerin kendilerine has özellikleri de umutlarının yüksek olmasında etkili olmaktadır. Bu araştırmanın yapılması bakım verenlerin umut düzeyinin ve umudu etkileyen bakım veren özelliklerinin ortaya çıkarılması açısından önemlidir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Latin Kaligrafisinin Dijitalleşme Serüveni: Estetik, Kimlik ve Teknoloji Diyaloğu
    (2025) Kipdemir, Serdar; 341649
    Bu çalışma, Latin kaligrafi sanatının dijitalleşme serüvenini; estetik, kültürel kimlik ve teknoloji arasındaki diyalog bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel el yazması tekniklerinden dijital ortamlara uzanan bu dönüşüm, yeni ifade biçimleri ve kültürel etkileşim alanları yaratmıştır. Araştırma, Latin kaligrafisinin dijital araçlarla (dijital çizim tabletleri, yazılımlar, sosyal medya, NFT pazarı ve yapay zekâ uygulamaları) nasıl yeniden üretildiğini, küresel izleyiciyle buluşma imkânlarını ve kültürel mirasın dijitalleşme bağlamındaki temsil dinamiklerini disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır. Çalışmada, dijital Latin kaligrafisi örnekleri (NFT eserleri, sosyal medya paylaşımları, dijital sergiler) mevcut ikincil kaynaklar (akademik yayınlar, küratöryel içerikler, dijital arşivler) üzerinden niteliksel bir içerik ve söylem analizine tabi tutulacak; dijitalleşmenin bu sanata etkisi estetik, kültürel temsil, kültürel mirasın korunması/aktarımı ve teknolojik dönüşüm bağlamında değerlendirilecektir. Bu değerlendirme, dijital platformlardaki estetik pratiklerin ve sanatçı/topluluk söylemlerinin sistematik analizine dayanacaktır. Elde edilecek bulguların, dijital araçların kaligrafiyi daha erişilebilir kıldığını ve kültürel kimliğin küresel ölçekte yeniden üretimine olanak sağladığını, ancak orijinallik, el emeğinin değeri ve kültürel özgünlük gibi geleneksel tartışmaları da beraberinde getirdiğini ortaya koyması beklenmektedir. Sonuç olarak, dijital Latin kaligrafisinin yalnızca teknik bir evrim değil, aynı zamanda kültürel kimliğin yerel ve küresel düzlemde yeniden yorumlanmasına katkı sağlayan dinamik bir süreç olduğu argümanı geliştirilecektir. Bu bildiri, geleneksel sanatların dijital geleceğini anlamak isteyen akademisyenler, sanatçılar ve kültür politikası üreticileri için kavramsal bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Madde Kullanım Bozukluğu Olan Bireylerde Çözüm Odaklı Terapinin Öfke Kontrolüne Etkisi: Olgu Sunumu
    (pncongress2025, 2025-04) Erkuş, Şeyma; Babaoğlu, Elçin; 372023
    Giriş-Amaç: Madde kullanım bozukluğu olan bireylerin öfkeyle baş etme ve öfkeyi kontrol etme becerileri düşüktür.[1] Bu durum hastalık belirtilerinin, psikiyatrik ve psikososyal sorunların artış göstermesine yol açar.[2] Psikiyatri hemşirelerinin madde kullanım bozukluğu olan bireylerin öfkeyle baş etme becerisi kazanmasında önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Çözüm odaklı terapi madde kullanımı ile ilişkili psikososyal sorunların azaltılmasında kanıta dayalı bir müdahale yöntemidir.[3] Bu olgu sunumunda öfkesini ifade etme biçiminde problem yaşayan madde kullanım bozukluğu tanılı bir bireyde çözüm odaklı terapi tekniğinin kullanımı ele alındı. Yöntem: Bireyin öfkeyle ilgili sorunları tanımlandı, bu sorunları çözmeye yönelik amaçlar belirlendi ve bu amaçları gerçekleştirmesinde çözüm odaklı sorular ve teknikler kullanıldı. Mucize soru, baş etme soruları, istisna soruları ve derecelendirme sorularıyla çözüm inşa edilmesini sağlayan beş seanstan oluşan çözüm odaklı terapi gerçekleştirildi. Hastanın öfke değerlendirmesinde görüşmelere başlamadan önce ve son değerlendirmede “Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği’’ uygulandı. Bulgular: Çözüm odaklı terapi sonrasında ‘’sürekli öfke’’ puanında 4, ‘’öfke içte’’ puanında 15 puanlık azalma olduğu ve ‘’öfke kontrolü’’ puanının ise 8 puan yükseldiği bulundu. Öfkesini etkili bir şekilde ifade etme becerisi kazanması, madde kullanımına son vermesi, ailesiyle ilişkilerini düzeltmesi, sosyal yaşamına geri dönmesi ve yeniden bir işe girmeyi planlaması olumlu değişimler olarak kaydedildi. Sonuç ve Öneriler: Çözüm odaklı terapinin, madde kullanım bozukluğu olan bireyin öfke duygusunu tanımasında, öfke yönetimine ilişkin farkındalığının ve öfke kontrolünün artmasında etkili olduğu bulundu. Psikiyatri hemşirelerinin madde kullanım bozukluğu tanısı olan bireylerin öfke düzeyini azaltması, etkisiz öfke ifade tarzlarını değiştirmesi ve öfke kontrol becerisi kazanmasında çözüm odaklı terapi tekniklerini uygulaması önerilir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Item
    Mint ülkelerinde tüketici fiyat endeksi ve cari işlemler dengesinin döviz kuru üzerindeki nedensellik etkisi
    (ISARC, 2025-05) Canbay, Şerif; Özdilek Kırca, Elveda; 278780; Çelik, Ahmet; Akhter, Naseem; Şen Elkoca, Candan
    Bu çalışmada, 1990-2022 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak MINT (Meksika, Endonezya, Nijerya ve Türkiye) ülkelerinde tüketici fiyat endeksi (enflasyon) ve cari işlemler dengesinin döviz kuru üzerindeki nedensellik ilişkileri incelenmiştir. Analizde Kónya (2006) Bootstrap Panel Granger Nedensellik yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Endonezya, Meksika ve Nijerya için cari işlemler açığından döviz kuruna doğru negatif yönde anlamlı bir nedensellik saptanmıştır. Aynı ülkelerde enflasyon oranlarından döviz kuruna doğru pozitif yönlü bir nedensellik ilişkisi de gözlemlenmiştir. Bu durum, söz konusu ülkelerde hem dış dengesizliklerin hem de fiyat istikrarsızlıklarının döviz kuru dinamiklerini belirlemede etkili olduğunu göstermektedir. Buna karşılık Türkiye için hem enflasyonun hem de cari işlemler dengesinin döviz kuru üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir nedensellik ilişkisi bulunmamıştır.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • »

Campus Life

  • Food & Beverage
  • Dormitories
  • Engelsiz Yaşam

Campus and City

  • Transportation to Campus
  • Natural Life on Campus
  • Life in Bursa

University

  • Foundation Story
  • Founding Foundation
  • Our Mission and Vision

DSpace software copyright © 2002-2026 Support by LYRASIS

  • Cookie settings
  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Send Feedback