Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi
Permanent URI for this community
Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Koleksiyonu
Browse
Browsing Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi by Metarial Type "Sunum"
Now showing 1 - 8 of 8
Results Per Page
Sort Options
- ItemA modern approach to data privacy with federated learning(Maltepe University, 2023) Kalkavan, Ziya Can; Şahinaslan, Ender; Şahinaslan, Önder; 122635Today, information technologies and their usage areas are increasing day by day. Advanced technologies such as the internet of things, smart devices and applications, machine learning and arti cial intelligence are a driving force in the spread of their usage areas. The increase in prevalence and use also increases the production and sharing of data. This increase causes various security problems and concerns in terms of data privacy. Therefore, a balance has to be struck between the need for data sharing and its security. For this purpose, the use of federated learning methods has been examined. Traditional data sharing methods focus on centralized solutions for the processing of private and sensitive data of data subjects, but this causes various problems and raises concerns in the sharing of sensitive data. In the federated learning model, it trains locally without data sharing. It has a distributed arti cial intelligence approach that can run di erent resources together. Thus, it o ers an alternative solution that can help address data privacy concerns arising from the traditional method. In this study, the basic principles, usage areas, advantages and difficulties of federated learning, which is also accepted as a modern approach in data privacy, are discussed. The data and examples obtained in the study will be presented.
- ItemAkademik Etik İhlallerinin DEMATEL Yaklaşımıyla Karşılaştırmalı Analizi(İKSAD, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Bilimsel araştırma, bilim insanlarının belirli yöntem ve teknikleri kullanarak kuramsal veya pratik sorunlara çözüm geliştirmeyi amaçladığı sistematik bir süreçtir. Bu sürecin ürettiği bilginin güvenilirliği ve geçerliliği, büyük ölçüde araştırmacıların etik ilkelere bağlılığına dayanmaktadır. Bilim, bilinmeyeni anlama ve açıklama çabasıyla şekillenirken, araştırma sürecinin merkezinde yer alan bilim insanının ahlaki duyarlılığı, mesleki titizliği ve sorumluluk bilinci, elde edilen bulguların niteliğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, bilim insanlarının hem kişisel hem de mesleki yaşamlarında etik değerlere bağlı kalmaları ve kararlarını bu doğrultuda almaları büyük önem taşımaktadır. Etik farkındalık, yalnızca araştırma sonuçlarının doğruluğunu sağlamaz, aynı zamanda bilimsel topluluğun güvenini ve akademik kültürün sürdürülebilirliğini de destekler. Bilimsel etik ihlalleri, araştırma süreçlerinin bütünlüğünü bozan ve bilime olan güveni sarsan davranışları ifade eder. Aynı verilerin veya çalışmaların birden çok kez yayımlanması, yeterlilikleri bulunmayan kişilerin başkalarının emeğiyle eser üretmesi, veri manipülasyonu, intihal ve kaynak göstermeme gibi uygulamalar, akademik dürüstlüğü tehdit eden temel sorunlardandır. Bu ihlaller, hem bireysel hem de kurumsal itibar kaybına yol açmakta ve bilimsel sürecin sağlıklı işlemesini engellemektedir. Bu sorunların ele alınması, araştırmacıların etik farkındalığının artırılması ve bilimsel araştırmaların güvenilirliğinin korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, etik dışı davranış türleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden biri olan DEMATEL yöntemiyle detaylı olarak incelenmiş; söz konusu davranışların birbirleri üzerindeki etkileri ve önem düzeyleri karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Çalışmanın temel amacı, bilimsel etik ihlallerine yönelik farkındalık yaratmak ve akademisyenlerin etik sorumluluk bilincini güçlendirmektir. Böylece, araştırmacıların meslektaşlarına, öğrencilere, topluma ve bilime karşı yükümlülüklerini destekleyecek etik ilkelerin geliştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımla, etik kuralların yalnızca birer zorunluluk değil, bilimsel sorumluluk ve toplumsal faydanın doğal bir parçası olduğu vurgulanmaktadır.
- ItemElektrikli Araçlarda Batarya Termal Yönetim Sistemlerinin PSI Yöntemiyle Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi(Erzurum Teknik Üniversitesi, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Günümüz dünyasında teknolojideki ilerlemeler ve değişimin hız kazanması ile sürdürülebilir çevre hedeflerinin ön plana çıkması, alternatif enerji kaynaklarına yönelimi artırmıştır. Bu dönüşümün merkezinde; fosil yakıt bağımlılığını azaltma, karbon emisyonlarını düşürme potansiyeliyle küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede öne çıkan elektrikli araçlar (EA) yer almaktadır. EA’ların performansını ve güvenliğini doğrudan etkileyen temel bileşenlerden biri, yüksek enerji yoğunlukları nedeniyle tercih edilen lityum iyon pillerdir (LIB). Ancak LIB’ler, çalışma sırasında meydana gelen aşırı ısı üretimi sonucu termal dengesizlik ve sıcak nokta oluşumu gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, batarya ömrünü kısaltmakta ve sistem güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu bağlamda, etkin bir batarya termal yönetim sisteminin (BTYS) tasarımı büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, EA’larda yaygın olarak kullanılan LIB’lerin farklı soğutma yöntemleri ve malzeme kombinasyonları; Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımlarından PSI (Tercih Seçim İndeksi) yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu şekilde performans, maliyet, enerji verimliliği ve çevresel etki kriterleri açısından en uygun BTYS seçeneğinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Elde edilen sonuçlar, sürdürülebilir ve güvenli EA teknolojilerinin geliştirilmesinde karar destek sistemlerinin etkinliğini ortaya koymaktadır.
- ItemEvolution of software development process from past to future: an important reflection of digital transformation(Maltepe University, 2023) Nizamoğlu, Yekta Buğrahan; Şahinaslan, Ender; Şahinaslan, Önder; 122635; Değer, Özkan; Çakallı, HüseyinThe software development process has undergone a great evolution from past to present. There is a rapid change from traditional software development methods to modern and innovative approaches. This change is an important re ection of digital transformation along with technological developments. Today, developments in many areas such as arti cial intelligence, machine learning, automatic code generation, smart test automation, low code development lead the change in the software development process. In the future, it is predicted that the software development process will evolve into faster, more reliable, exible and innovative methods with the impact of advanced technologies. This will a ect all environments that produce, operate and use the software and will cause radical changes in usage. In this study, the change and current situation of the software development process from past to present will be discussed. Predictions will be shared on how and in what way digital transformation and technological advances may a ect the process in the future.
- ItemİYM'li Araç Radyatörlerinde Kullanılan Farklı Nanoakışkanların ÇKKV Yöntemleri ile Karşılaştırmalı Analizi(Erzurum Teknik Üniversitesi, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Son yıllarda teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler ve değişim; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve optimizasyon gibi kavramların sanayi ve mühendislik açısından önemini ortaya koymaktadır. Enerji kaynaklarının verimli kullanımı, karbon emisyonlarının azaltılması, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele hedefleri; özellikle sanayinin lokomotifi olarak ifade edilen otomotiv endüstrisinde yeni tasarım ve malzeme arayışlarını beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda otomotiv endüstrisinde daha çevreci, ekonomik ve yüksek verimli araç geliştirme çalışmaları artarak devam etmektedir. Bu çalışmalardan biri olan motor verimliliğinin artırılması hususu, ilk içten yanmalı motorların (İYM) üretildiği günden bu yana araştırmaların merkezinde yer almaktadır. Elektrikli, hibrit veya hidrojenli fark etmeksizin, araçlarda kullanılan yakıt cinsi ne olursa olsun motor verimliliğini artırma çalışmaları her alanda sürdürülmektedir. Bu durum, özellikle İYM’li araçlarda güvenilir ve yüksek performanslı ısıl yönetim sistemlerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Motorda ortaya çıkan yüksek ısının etkili bir şekilde uzaklaştırılması, kullanılan soğutucuların ısıl özelliklerine bağlıdır. Yıllardır yaygın olarak kullanılan su ve su-etilen glikol gibi geleneksel karışımlar, düşük ısıl iletkenlikleri nedeniyle sınırlı bir soğutma performansı göstermektedir. Bu durum, alternatif soğutucuların geliştirilmesine ve radyatör performanslarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların ivme kazanmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada; İYM’li araçlarda farklı nanoakışkanlar kullanılarak oluşturulan soğutucu malzemeler verimlilik, enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik açısından Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Standart Sapma (SD) tümleşik CODAS yöntemi ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir.
- ItemToplu taşıma sistemleri için entropy tümleşik moosra yöntemi ile elektrikli otobüs seçimi(İKSAD, 2024-11) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420Günümüzde hızla artan dünya nüfusunun beraberinde getirdiği kırsaldan kente göç ve hızlı kentleşme, kentsel alanlarda ulaşım başta olmak üzere birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Toplu ulaşım şehirlerde yaşanan trafik sorununun çözümü için en etkili seçeneklerden biridir. Özel araç kullanımdaki artış, trafikte sıkışıklığına ve insanların zamanlarının önemli bir kısmını yollarda geçirmelerine neden olmaktadır. Toplu taşıma sistemleri, şehirlerde mobilite, istihdam, eğitim, ikamet vb imkanlara ulaşımı kolaylaştırarak, bireysel otomobil kullanımı ve neden olduğu kirlilik ile sıkışıklığı azaltma açısından etkili çözümler sunmaktadır. Ayrıca hava kirliliği, küresel ısınma, iklim değişikliği, maliyet ve fosil enerji kaynaklarının hızla tükenmesi çevre dostu, sürdürülebilir, etkili ve verimli toplu taşıma sistemlerinin kullanılması ihtiyacını zaruretin ötesine taşımaktadır. Bu bağlamda ulaşım sektöründe elektrik tahrikli veya hibrit araçların kullanımına yönelik çalışmalar da artmaktadır. Özellikle kent içi toplu taşıma sistemlerinin elektrikli veya hibrit araçlardan oluşması yerel yönetimler açısından daha da fazla önem kazanmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’de geniş bir yerli üretim imkanı bulan elektrikli otobüsler egzoz emisyonlarını azaltmada ve kentlerin hava kalitelerini iyileştirmede ön plan çıkmaktadır. Birbirinden farklı ve gelişmiş özellikleri ile düşük işletme ve bakım maliyetleri elektrikli otobüslerin tercihinde etkili olmaktadır. Sektördeki hızlı rekabetin neden olduğu ürün çeşitliliği Türkiye’de lastik tekerlekli ulaştırma sistemlerinde elektrikli otobüs kullanmak isteyen idarelerden özellikle yerel yönetimlerin ürün seçiminde tereddüt etmelerine neden olmaktadır. Bu bağlamda yöneticilere karar desteği sağlaması açısından Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden Entropy ve MOOSRA yöntemlerinin tümleşik olarak kullanıldığı bu çalışma, idareler için bir referans niteliği taşımaktadır.
- ItemTrafik kazalarını önleme stratejileri: yol hipnozuna neden olan faktörlerin çok kriterli karar verme yaklaşımı ile analizi(İKSAD, 2024-12) Abdulvahitoğlu, Adnan; Abdulvahitoğlu, Aslı; 382420Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de son yıllarda hızla artan araç sahipliği, karayolu taşıt hareketliliğinin önemli ölçüde artmasına neden olmaktadır. Bu artış, trafik sıkışıklığı ve trafik kazaları gibi ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Trafik kazalarının yarattığı maddi ve manevi zararların büyüklüğü, bu sorunun hükümetler tarafından öncelikli olarak ele alınmasını zaruretin ötesine taşımaktadır. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler (BM) eylem planına paralel olarak Türkiye’de de 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji ve Eylem Planı uygulanmaya başlanmış ve trafik kazalarına bağlı ölümlerin %50 oranında azaltılması hedeflenmiştir. Trafik kazalarının nedenleri incelendiğinde, bunlardan birinin de yol hipnozu olduğu ortaya çıkmaktadır. Yol hipnozu, sürücülerin araç kullanırken trans benzeri bir duruma girdiği bir psikolojik durumdur. Genellikle otoyollar gibi uzun, monoton, düz ve nispeten olaysız yollarda meydana gelen bu durum, sürüş güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Araştırmalar, yol hipnozunun insan zihninin rutin işleri otomatik pilot modunda gerçekleştirme kapasitesi ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu süreçte bilinçli farkındalığın azalması ve bilinçaltının devreye girmesi, sürekli dikkat ve hızlı karar almanın hayati önem taşıdığı sürüş koşullarında potansiyel riskleri artırmaktadır. Son yıllarda yol hipnozu, özellikle psikoloji, sinirbilim ve trafik güvenliği alanlarında araştırmacıların ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Bu durumun nedenlerinin, etkilerinin ve önleyici tedbirlerinin anlaşılması, yol güvenliğini artırmak ve sürücü dikkatinin azalmasından kaynaklanan kazaları önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, yol hipnozunun altında yatan mekanizmalar, sürüş davranışı üzerindeki etkileri ve bu durumun oluşumunu azaltmaya yönelik stratejiler incelenmiştir. Sürücüler ve politika yapıcılar için değerli bilgiler sunmayı amaçlayan bu çalışmada, yol hipnozunun nedenleri, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Adım Adım Ağırlıklandırma (SWARA) ile analiz edilerek, karar vericilere uygulanabilir bir model önerisi geliştirilmiştir.
- ItemTürkiye’de Akademik Etik Kültürünün Geliştirilmesine Yönelik Bir Yaklaşım: Bilimsel Etik İlkelerin SWARA Yöntemi ile Önceliklendirilmesi(İKSAD, 2025-11) Abdulvahitoğlu, Aslı; Abdulvahitoğlu, Adnan; 382420Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin olağanüstü bir hızla ilerlemesi, araştırmacıların zaman zaman karmaşık ve çelişkili etik ikilemlerle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Günümüzde bilginin üretilmesi, paylaşılması ve uygulanması süreçlerinde ortaya çıkan bu etik sorunlar, yalnızca bireysel düzeyde değil, aynı zamanda kurumsal ve toplumsal boyutlarda da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, Türkiye’de araştırmacıların etik değerlere duyarlı, sorumluluk sahibi ve akademik dürüstlük ilkelerine bağlı bir tutum geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Akademik topluluğun güvenini, bütünlüğünü ve refahını koruyabilmek için araştırmacıların etik kararlar alabilme ve bu kararları tutarlı biçimde uygulayabilme yetkinliğine sahip olmaları gerekmektedir. Bu yetkinlik, bilimsel araştırmaların güvenilirliğini artırmakla kalmayıp, toplumsal güven ve bilimsel iş birliği ortamının da güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda, bağımsız akademik kurumlar tarafından denetlenebilen etik standartların oluşturulması, araştırma süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilirliğin sağlanmasına önemli katkılar sunacaktır. Ayrıca üniversitelerde lisans düzeyinden itibaren araştırma ve yayın etiği eğitimlerinin sistemli bir biçimde verilmesi, genç araştırmacıların etik farkındalıklarının geliştirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Etik ilkelerin yalnızca yasal yaptırımların zorlamasıyla uygulanan kurallar olarak görülmemesi; bilimsel dürüstlüğün, toplumsal sorumluluğun ve akademik ahlakın doğal bir yansıması olarak benimsenmesi, sürdürülebilir bir etik kültürün yerleşmesi için temel bir gerekliliktir. Bu kapsamda, bilimsel çalışmalarda uyulması gereken temel etik kurallar belirlenmiş ve öncelik sıralarının tespit edilmesine yönelik bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan SWARA yöntemi kullanılarak etik ilkelerin önem dereceleri analiz edilmiştir. Böylece, bilimsel etik ilkelerin sistematik biçimde önceliklendirilmesi ve araştırmacıların etik karar alma süreçlerine bilimsel bir destek sağlanması amaçlanmıştır. Bu yaklaşım, araştırmacıların hem akademik hem de toplumsal sorumluluklarını etkin biçimde yerine getirmelerini teşvik etmektedir.











